Çeşit çeşit insan gelip bana hikayesini anlattı, sanki anlata anlata üzerinden geçtikleri bir köprüydüm ben; sonra da çekip gittiler ve bir daha da geri dönmediler. Bu arada ben ağzımı sımsıkı kapalı tuttum, tek bir şey bile demedim. Böylece yirmili yaşlarımın sonlarına geldim.
Anılarımızdaki duygular, ansıdıklarımız başkaları değil, gerçekte başkalarında yansımış olan kendimiziz; eski günleri ansıyorsak, yine kendimizi ansıyoruz demektir.