Hayatımda böyle güzel orijinal bir fikrin bu kadar harcandığı başka bir kitap okumadım. İttire kaktıra bitirmek istedim onu bile başaramadım. Berbattı.
Ah Auren ah.
Bu kitapta ortaya çıkan sırlar, Auren’in geçmişi (ve Allahın cezası Midas) beni mahvetti.
Seri boyunca Auren’in bir noktada patlamasını bekledik, o kitap bu kitap oldu. Ama seriye devam ettikçe Auren Midas’a nasıl dayanmış cidden helal olsun dedim. Böyle bir manipülasyon şekli yok. Adamın şeytanın ruh ikizi. Tabii bu kitapta Midasla ilgili daha çok şey öğreniyoruz. Öğrendikçe delirip saçınızı başınızı yolasınız geliyor.
Bu kitaptan bir puan kırmamın tek sebebi Kraliçe Malina kısmıydı. O kadar gereksiz, hikayede o kadar yeri olmayıp onun bakış açısından bir şeyler okumamız aşırı anlamsızdı. Yazar sonraki kitaplarda daha çok dahil edecek belli ki ama umursayan var mıdır, sanmam.
Zaten yazar sizi birçok kısımla ilgili halihazırda merakta bırakıyor. Rip’in hikayesi, Dördüncü Krallık, feylerin son durumu (Yedinci Krallık), Auren’in anne-babası kim, Rip’in yakın adamlarının ayrıca hikayeleri (Lu’yu merak ediyorum mesela) gibi gibi liste uzar gider. Bunların yanında Malina’yı gram merak etmiyoruz yazarcım.
Yazar son sözünde bu kitabı yazmada diğerlerine göre çok fazla zorlandığını yazmış. Ama emeğinin karşılığını kat be kat almış. Eline sağlık Ravenciğim.
Yayınevinden ricamız diğer kitapların da bir an önce çevrilmesi. Sanırım toplam altı kitap var bizde daha üçü çevrilmiş. Türkçe başlayıp İnglizce devam etmek istemiyorum.
Harika seri harika kitaplar. Tereddüt eden varsa düşünmeden alıp başlasın.
Sally Thorne kitapları istinasız harika oluyor.
Nefret Oyunu’ndan sonra bu kitabı almıştım, iyiki almışım. İlaç gibi gelen baş ucu kitaplarından biri oldu benim için.
Bu kitapta sessiz sakin kendi halinde huzurevinde çalışan Ruthie ve çalıştığı yerin sahibinin oğlu olan Teddy ile yaşadığı olayları okuyoruz.
İki karakter de o kadar minnoştu ki. Okurken asla sıkılmadım. Bir günde bitirdim. Boş zamanlarınızda okunacak güzel bir kitap. Tavsiye edilir.
Şimdiden iyi okumalar.
Bu seriyi yalayıp yuttum. O kadar iyiki bayıldım.
Yazarın tarzı mükemmel. Tam benim istediğim gibi. Basit olayların içine sakladığı kurgu akışı, hikayeyi etkileyen sırların ortaya çıkışı ve zamanlaması harika.
Bu kitapta Auren’i kaçıran Dördüncü Krallık askerleri ve bu süreçte yaşadığı olayları okuyoruz. Auren’in minnoşluğu beni bitiriyor. Kızım neden bu kadar kibarsın yavrum sen? Çok üzdüler seni vallahi kitabı okurken biz perişan olduk.
Daha fazla olay olamaz dediğiniz noktada yazar tempoyu asla düşürmüyor ve önünüze şaşırtıcı yeni bir şey atıyor.
Rip’e düşmeyen var mı cidden? Adam çok iyi bad boy değil mi? Her kızın düştüğü cinsten ahahaha. Auren’i koruyup kollama, içindeki gücü ortaya çıkarma çabası ama kendinden ödün vermeyen sert tavırlar. Tam komutana yakışır tarzda. Çürük Krallığın komutanından daha azını beklemezdim zaten.
O final neydi Yarabbi? Serinin ilk kitabına çok büyük fark attı bu kitap. Her detayına bayıldığım, karakterlere bayıldığım finaline ölüp bittiğin harika bir kitap oldu. Kesinlikle tavsiye edilir.