allah tabiata olan hakimiyetinin sırlarını yine tabiata gömmüştür ve insandan bu sırları aklıyla bulup çıkarmasını bekler. bazıları ise tabiatın işleyişini çözdükçe bilimi yüceltir veya aklı ile övünmeye başlar. halbuki mesele bambaşkadır.
aklın allah'ı sınırlandırıcı zaafını bilirim ve onunla savaşırım, ona direnirim. allah'ı aklımla kavrama donkişotluğuna girmem. o'na sınırsız olarak gönlümü açmaya çalışırım. o'nun bağışladığı nurların gönlümü tecellileriyle doldurmalarını umarım. layık olmadığımı bilirim ama onun merhametinin sonsuzluğundan dolayı bu umuda kapılırım.
bütün mesele; metafiziğe dalıp fiziği, fiziğe dalıp metafiziği ihmal etmemektedir. bir nesneyi istediğimiz güçle tutabilmek için mutlaka bir dayanak noktasına sahip olmamız lazımdır. fiziğe dayanarak metafiziği metafiziğe dayanarak fiziği omuzlayabiliririz. yoksa bunlar tek başına dayanılır olmaktan çıkarlar. absürtide bunların dengesizliğinden doğar.