... Toplanıyorlar, birbirlerinin karınlarını doyuruyorlar; ne içtenlik, ne karşılıklı gönül almalar! Yemeklerde, davetlerde vazife gereği toplanıyorlar, neşe desen yok, soğuk, sadece aşçılarını, salonlarını methetmek, sonrada birbirleriyle alay etmek, birbirlerine çelme takmak için.
İnsanın olağan görevi, yılın dört mevsimini, yani hayatın dört çağını hayatın çanağını çalkalamadan, bir damlasını bile boş yere dökmeden son güne kadar götürmekten ibarettir; bir ateşin tekdüze ve ağır ağır yanması, haklarında ne şiirler dökülmüş olursa olsun, fırtınalı bir yangından daha iyidir.