Biliyor musun, Andrey, benim hayatımda ne selamet getirecek ne yıkıp götürecek bir ateş yandı.
...
Hayır, benim hayatım sönmüş başladı! Kendimi bildiğim ilk anda sönmekte olduğumu hissettim!
... Toplanıyorlar, birbirlerinin karınlarını doyuruyorlar; ne içtenlik, ne karşılıklı gönül almalar! Yemeklerde, davetlerde vazife gereği toplanıyorlar, neşe desen yok, soğuk, sadece aşçılarını, salonlarını methetmek, sonrada birbirleriyle alay etmek, birbirlerine çelme takmak için.