Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hatta bugün bir kadın evlendikten sonra ismini değiştirir, ailesinin soyadını kaybeder. Üstelik bu örfi ya da sadece aile çevresinde geçerli olan bir şey değildir. Resmî belge ve kayıtlarda, tahsil belgelerinde, kimliklerde, pasaportlarda baba soyadının yerini eşin aile soyadı alır. Bu durum, kadının bir hiç olduğunu gösterir, bizatihi bir varlık olmadığını ifade eder, onun ancak başkasının varlığıyla anlam kazanabilen, soyut anlamsız bir varlık olduğunu gösterir. Ebeveyninin evinde iken ilk sahibinin adını taşır, evlendiğinde de başka bir erkeğin, yeni sahibinin adı ile varlık kazanır. Zira kendisi bir isim sahibi olma itibar ve değerine sahip değildir. (!)
Fransız devrimci Regis Debray şöyle der: “Bir kimse hiç ağlamıyor ve ağlamayı bilmiyorsa onun insani duygularında bir problem, bir eksiklik var demektir.”