Ne insan sıradandır, ne de içinde yaşadığı kâinat adlı o büyük âlem. Her akıl sahibi, hem içinde yaşadığı kâinatın her işinde ve her oluşunda bir amaç gözetildiğinin farkındadır, hem de kâinat içinde kendi biricikliğinin. Sönmemiş her akıl, akıp giden şu âlemin içinde bir amaç ve anlam arar ve bütün bu olup biteni, bütün bu gelip gideni anlamak ister. Anlam arayışı, insan için hayatın olmazsa olmazıdır. Anlamsızlık, hayatın manen ölümüdür.