Fransızcanın moda olduğu zamanlarda, zengin Osmanlı aileleri çocuklarına Fransızca öğretmeleri için eve mürebbiye alırlarmış.
Dehri efendinin yalısına da Fransız bir kadın olan Anjel yerleşiyor. Çocuklara dil öğreten Anjel, aslında Fransa'da parasını "hayat kadınlığı" yaparak kazanıyormuş. Zamanla yalıdaki erkekleri de baştan çıkaran Anjel, onları sırasıyla kendi odasına almaya başlıyor. Tabii onların hiçbirinin idare olunduğundan haberi yok. Ama herkesin evde bulunduğu bir akşam bu durumu adamlarla birlikte bütün ev ahalisi öğrenmiş oluyor. Yazarın sübliminal yollu ince göndermelerini pek sevdim ve fakat kurguya cidden aşırı gıcık oldum.
Romanda dönemin aile ve toplumun eleştirisi satirik bir şekilde kaleme alınmış.