Yaşanan kederde takılı kalmak, musibete demir atmak, yelkenleri suya indirip yaşadığı hadiseyi sonsuza dek sürecekmiş gibi görmek, kişinin saadet gemisini kaçırmasıyla neticelenecektir.
Mülk sahibi mülkünde istediği gibi tasarrufa sahiptir. O’nun sahipliğine karışmak, ya da kullanımından hoşnut olmamak ancak görevini anlamamışların ve haddini aşanların işi.
Hayata bu pencereden bakan insan, başına gelen belâ, musibet, sıkıntı ve acıları bir başka lütuf ve bereket olarak görür. Hayatını ve hayatı önemser ve her şeye daha anlamlı bakmayı öğrenir.