Çınar

Çınar
@robotcan3
#60554484 Dm'ye şarkı bırakabilirsiniz.
Mevsimin ilk karında bu kadar büyüleyici olan nedir acaba, diye merak etti; neden böylesine etkiler insanı? Henüz kirlenmemiş, el değmemiş bir şeyi görme şansı mı? Yeni bir mevsimin, güzel bir başlangıcın çabucak uçup gidecek olan zarafetini, ayaklar altında ezilmeden, kirletilmeden önce yakalama telaşı mı?
Edebiyat
Reklam
Keşke annesi hayatta olup bunları görseydi. Bütün bunların ortasındaki Meryem'i. Hoşnutluğun, güzelliğin asla ulaşılamaz şeyler olmadığını nihayet görebilseydi ya da işte benzerlerinin, onları andıran şeylerin...
Edebiyat
"Sen Nilüfer'sin. Sekiz yaşındasın." Küçük kız gülümsedi. Aynı Celil'in gülümseyişi, aynı gamzeli çene. "Nerden anladın?" Meryem omuzlarını silkti. Bir zamanlar bir çakıl taşına onun adını verdiğini söylemedi.
Edebiyat
"Seninle benim gibi kadınlara hayatta yalnızca bir, tek bir marifet gereklidir, o da zaten okulda öğretilmez. Yüzüme bak." "Ona böyle şeyler söylememelisin, canım," dedi Molla Feyzullah. "Bana bak." Meryem baktı. "Sadece tek bir hüner. O da: tahammül. Sabretmek. Katlanmak." "Neye katlanmak, Nana?" "Bak, bu konuda hiç endişen olmasın," dedi Nana. "Katlanılacak şey bulmakta hiç zorlanmayacaksın."
Edebiyat
Kendi doğum şekli yüzünden özür dilemenin haksızlığını, buradaki adaletsizliği değerlendirmek, genç Meryem'in hiç aklına gelmedi.
Edebiyat
Reklam