Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir şey uğruna kendini şehit etmek, benim için şüpheciliğin bir biçimiydi sadece; insanın inancıyla gerçekleştirmeyi başaramadığı bir şeyi ateşle gerçekleştirmesiydi bu. Hiç kimse gerçek olduğunu bildiği bir şey uğruna ölmez. İnsanlar gerçek olmasını istedikleri şeyler için ölürler, çünkü kalplerindeki bir korku onlara inandıkları şeyin aslında gerçek olmadığını söyler.
Ruhun kendine ait bir hayatı vardı ve beyin de kendi hareket alanına sahipti. İçimizde de, şeylerin sıraları yahut uzayda kapladıkları büyüklük hakkında hiçbir şey bilmeyen, ama yine de adeta İdeal Şehir'in filozofuymuşçasına bütün zamana ve varoluşa tanıklık eden bir şey yok muydu? İnsan kendisini dirilten duygulara, içinde aniden doğan hislere, ateş renginde aşk arzularına da sahipti. Gerçek olmayan bizdik asıl ve hayatımızın bilincinde olduğumuz kısmı bizim gelişimimizin en önemsiz kısmını oluşturuyordu. Ruhumuzdu, gizli ruhumuzdu yegâne gerçeğimiz.