Başarının karşısındaki en büyük tehdit başarısızlık değil, sıkıntıdır. Bize keyif vermeyi bıraktıkları zaman alışkanlıklardan sıkılırız. Sonuç, beklenir hale gelir. Ve alışkanlıklarımız sıradanlaşırken yenilik aramak için ilerlememizden sapmaya başlarız.
Kaynayan su bir patatesi yumuşatırken bir yumurtayı sertleştirir. Patates ya da yumurta olmayı kontrol edemezsiniz ama sert ya da yumuşak olmanın daya iyi olduğunu bir oyun oynamaya karar verebilirsiniz.
Bu gizli tuzak, hayatın pek çok alanında mevcuttur. Anlamlı işler çıkarmak yerine uzun saatler çalışmaya odaklanırız. On bin adım atmaya sağlıklı olmaktan daha fazla önem veririz. Öğrenmeyi, merakı ve eleştirel düşünmeyi vurgulamak yerine standart testler için bir şeyler öğretiriz. Kısacası ölçtüğümüz şeye göre optimize ederiz. Yanlış ölçümü seçtiğimiz zaman yanlış davranışı elde ederiz.
Sıklıkla alışkanlıklarımız konusunda ya hep ya hiç döngüsüne düşeriz. Sorun tökezlemek değildir; sorun, bir şeyi kusursuz yapamayacaksanız hiç yapmamanız gerektiğini düşünmektir.