Ben pkklıyım demiyorda Rojava bilmem ne .ulan haysiyetsiz ailelerinden caldıgınız 14-15 yaşındak çocukların eline silah veriyorsunuz .o kadar erkeksen git savaş Suriye de. PKK yı da o SDF yi de adına ne bok diyorsanız hepsini topraga gömecekler.O götünüzü dayadıgınız Amerika'da İsrail'de kurtaramıcak

Dijwar

@Dijwarr
·
Rojava'nın bizlere gösterdiği...
Rojava'da yapılan zulüm ile İsrail-Filistin arasındaki zulümden daha trajik ve kötüdür. Bunun en büyük nedeni, İsrail başından beri ne olduğunu belli eden bir ülke, Rojava'da ise Kürtlerin kurtardığı Suriye topraklarında ne idüğü belirsiz aşiret, çete ve bir kısım hükümet destekli ortada bok salçası bir toplu çete tarafından zulüm işleniyor. Bu süreçten çıkacak olan radikal bir Kürt ayaklanması olasıdır ve en tabii haktır. Buradan da anlaşıldığı üzere temel hedef toprak veya ülkü değil, Kürtler'dir. Her türlü Kürt kazanımına karşı bir antipati bir hazmedememe durumu ortadadır. Buradan çıkacak en kötü sonuç bile Kürt halkının milli bilinç duygusunu daha da kabartacaktır. Kaybeden Rojava halkı değil, Kürt katilleri ve düşmanları olacaktır. Ama yine de değinmekte fayda var, bu kadar zulüm ve çirkinlikler ortasında Filistin diye bir yerlerini yırtanların bu zulme yönelik tek bir tepkilerinin olmaması bilindik, iğrenç bir tablodur. Kimisi makamından, işinden, kimisi ise çevresindeki engerek yakınlarının tepkisinden kimisi ise algıda seçici, zulümde de seçici olan fakir anlayış veya daha doğru tabir ile aşağılık zihniyeti yüzünden tepkisiz kalmaktadır. Bunların ne İslami ne de insanı bir duruşu yoktur. Bunları gördüğünüz yerde kınamak ilişkiniz varsa koparmak sizin için en hayırlı olacak olandır. Tatlı su balıklarına değil, her yerde insan kalabilen kişilere ihtiyacınız olacaktır. Zalimler kadar sizler de aşağılık ve kirlisiniz. Canınız cehenneme.
1000k
Ji bo hemû Kurdên li ser vê platformê.
Hevalno, divê em hemû di vê pêvajoyê de yekgirtî bin û bi hev re bisekinin. Divê em li dijî hovîtî û zilmê li Rojava tê kirin derkevin. Rojava xeta me ya sor e. Divê em hebûna xwe û destkeftiyên gelê xwe biparêzin. Divê her kes çi ji destê wî tê bike, û divê em berteka xwe ya li dijî hêzên faşîst û şovenîst hem li ser medyaya civakî, hem di pratîkê de û hem jî di meydanê de nîşan bidin. Silav û rêz. Bijî Rojava!
Kurdî
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Biz Rojava dedikçe kinli dişlerini gösterdiler..." Bunu diyen de satılmış asimile olmuş Kürtler.."
Burası bir kitap uygulaması olduğu için siyasi konuları açmak istemiyordum, lakin akış kısmında sürekli iğrenç zihniyetli insanların iletilerinden dolayı sessiz kalmak istemedim. Bu yüzden fikrimi dile getirmek istiyorum. Şu an Rojava’da onca insan vahşi yaptırımlarla katlediliyor. Keza dünyanın birçok yerinde, farklı ırklardan insanlar da katlediliyor. İster Kürt olsun ister Filistinli olsun, sonuçta katledilen yine masum insanlar oluyor. Sırf Kürtlerle ilgili paylaşımlar yapılıyor diye birçok kişi rahatsız oluyormuş. Peki Filistin için paylaşım yapanlardan neden rahatsız değildiniz? Demek ki siz sadece insanları ırklarına göre ayırıyorsunuz. Bunun yanı sıra birçok şahsın, gereksiz siyasi ideolojilerinin ardına sığınarak Kürtleri suçladığını gördüm. Sırf katledilen ırkı sevmiyorsunuz diye nasıl olur da bu kadar iğrenç yaptırımlarda bulunuyorsunuz? İnsanlık adına hiç mi bir şey öğrenmediniz? Şu an hangi milletten olursa olsun insanlar katledilirse ve siz yine bu insan dışı zihniyetle karşıma çıkarsanız, inanın ki tepkim yine aynı olur. Unutmayın ki: İnsan olmak başka, insanlığı taşımak bambaşkadır.
1000Kitap
“Çocuklar uyurken susulur, ölünce değil.”
Bu söz, Van Spor sahaya çıkarken açılan bir pankartta yazıyordu: Selahaddin Eyyubi’nin torunları. Vicdan, o kadar hassas bir terazidir ki; insanda azıcık bile varsa, insan olan göz yumamaz. Hayatım boyunca bir yaşam felsefem oldu. Dedemin bana söylediği bir söz var: “Sana bir gün Kürt müsün, Türk müsün diye sorarlarsa; ne Türk’üm ne Kürt’üm, Hz. Muhammed (s.a.v.) ümmetiyiz de.” Şu an Avrupa’da okuyorum. Bana hangi ırktansın diye sorulduğunda gocunmadan “Türk’üm” de diyorum, “Kürt’üm” de. Gerçek şu ki ailemde Türk yok; ama Türkler benim din kardeşim. Atalarımızın omuz omuza savaştığı bir halka saygı duyuyorum. O bayrağa saygı duyuyorum. Kırmızısının neyi temsil ettiğini de biliyorum. Ama merak ettiğim bazı sorular var: Kürtler neden hep zulme uğrayan, dışlanan, hor görülen bir millet oluyor? Neden bize “sarı torba” gibi yakıştırmalar yapılıyor? Neden Kürtçe konuşulduğunda ya da Kürtçe müzik açıldığında “ses yok” deme ihtiyacı hissediliyor? En önemlisi de şu: Orada çocuklar ölürken neden herkes susuyor? Ben Doğu Türkistan için de konuştum, Filistin için de, Rojava için de. Peki neden aynı hassasiyet Rojava söz konusu olduğunda gösterilmiyor?