Rojda Kılıç

Rojda Kılıç
@rojdakrc
Tarîxa dinyayê du qisim in yek a nezanî ye û ya diduyan a xwendin û nivîsandinê yê. (Mûsa Anter) M 10.09.2025
Türk Dili ve Edebiyatı
Mersin
20 Ekim 1996
682 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Taşkale Tıpkı manazan'da olduğu gibi kireç taşı ile kaplı bir dağın, oyularak meskûn bir hale getirilmesiyle oluşturulmuş, olduk ilginç bir yerleşim yeridir. Önceleri insanların içinde yaşadıklan bu "oyulmuş taş evler", şimdilerde, soğuk hava deposu olarak kullanılmaktadır.
Sayfa 186·Kitabı okudu
İnsana ve Hayata Dair
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
KADADAĞ
Karaman'a varışının ertesi günü Tarihçi'nin mihmandarları onu önce Yunus Emre'nin kabrine, oradan da "Ak Köprü" ve "Manazan Mağaraları"na götürdüler. Mağaralar... Gizemli mağaralar... Aguşlarında Allah'ın elçilerini/peygamberlerini barındırıp "melce" olan; tiranların ve insan kanı dökmekten zevk alan zalim despotların, kralların, diktatörlerin zulmünden kurtulmak için sığındıkları "kutsal karanlıklar olan "rahmet melceleri mağaralar"... Sırf Yüce Yaratıcı'ya "salih kul oldukları için idarecileri tarafından işkencelere tabi tutulan "gerçek müminlerin, mücadelelerini sürdürebilme uğruna yüzyıllarca "mağara hayatı" yaşayıp böylece tarihe "Ashab-ı Kehf"/Yedi Uyuyanlar olarak geçen "yiğit müminler”in barınağı mağaralar...
Sayfa 185·Kitabı okudu
İnsanlar ve Düşünceleri
Bu "kendine yabancılaştırılmış” toplumumuzda, ilmin yerini cehalet, aşkın yerini flört, saygının yerini hayâsızlık aldı! Zavallı toplumumuzun, maddiyata zebun olmaktan başka hiçbir değer yargısı kalmadı! Dertsiz, tasasız, idealsiz, var denemez kültürünün tek kaynağı TV kanallarının mübtezel programları olan toplumumuz nasıl kurtulacak bu cehalet cehenneminden Ya Rabbi! Ya Rabbi!
Sayfa 181·Kitabı okudu
İnsanlar ve Düşünceleri
Kendi kendine, "Bir zamanlar benim ülkem de böylesi bir saadet içerisindeyken, neden güneşin bile kendilerini beğenmediğinden üzerlerinde fazla kalmayıp battığı ülkelerin ilke ve kanunlarını benimseyerek, tarihimizi öteledik, unuttuk? Beş yüz sene önce ilim adamlarımız otuzar, kırkar cilt araştırma kitaplarını yazarken, günümüzde, bırakın kitap yazmayı, kitap okumayı bile unuttuk! 'Üzerlerinde güneş batanlar' ne dedilerse onu aldık, onu yaptık! "Alfabenizi değiştirin!" dediler; değiştirdik! Takviminizi değiştirin dediler; değiştirdik! Giyiminizi değiştirin! dediler; değiştirdik! Ezanınızı değiştirin! dediler, değiştirdik! Kısaca o 'Üzerlerinde güneş batanlar' ne dedilerse yaptık! Ve böylece ne onlar olabildik, ne kendimiz kalabildik! Ve bu sözüm ona "modernleşme", "Batılılaşma” uğruna neler istediyseler yaptık. Ama yine de ne onlar olabildik, ne de kendimiz kalabildik!"
Sayfa 180·Kitabı okudu
İnsanlar ve Düşünceleri
ÇİN ÇİN DAĞI
- Sizin bu şehrinizde kaç tane cezaevi var? Adam öldürme, hırsızlık, soygunculuk yapma, trafik kurallarını çiğneme; mesela makas atma, araba veya motorlarla magandalık gibi suç işleyenlere ne gibi cezalar veriliyor? +"Taksici, adam öldürmeyi, hırsızlığı anlamıştı ama, 'makas atmayı' anlamamıştı. Onun için şu cevabı verdi: Son söylediğini, yani "makas atmayı" anlamadım amma, diğer suçlar için şunu söyleyebilirim: Taammüden adam öldürmenin cezası ölümdür! Yani birisi bir başkasını sebepsiz yere ve bile bile öldürse, maktulü nasıl öldürdüyse, mahkeme tarafından aynı şekilde öldürülmesine karar verilir; ihtiyacı olmadığı halde hırsızlık yapanın eli kesilir. Kırmızı ışıkta durabileceği halde keyfi olarak durmayıp ışığı geçene, 50 kamçı vurulur; fakat kırmızı ışığı geçerek birinin ölümüne sebebiyet verdiyse, o katil aynı şekilde öldürülür! Bile bile trafik kurallarını çiğneyip, onun bunun önüne geçmek için "zik- zak" yapanlar olursa, tıpkı kırmızıyı teammüden geçenler gibi, bu suçu işlediği yerde görevliler tarafından kamçılanır! Bütün bu cezalar, kimliği ne olursa olsun herkese eşit bir şekilde uygulanır! Bir de cezaevlerinin sayılarını sormuştunuz. Bir ara, bu beş milyonluk şehrimiz için bir ceza evi yapıldı amma boş kaldı. Çünkü suç işleyenlerin sayısı o kadar az ki, cezaevi yapmak için masraf etmeye gerek kalmadı! Ben Budist'im ve neredeyse birçok Budist gibi, bu güzel kuralları uyguladıklarından dolayı, uygulayıcılar olan Müslümanların dinine girecektim! Ha bir de sizi uyarmak istiyorum; sigara içiyorsanız, veya sakız çiğniyorsanız, sakın oraya-buraya izmaritinizi veya sakızınızı atmayınız. Çünkü cezası hem çoktur, hem de peşin alınır!" - Peki, bütün vatandaşlar; mesela Müslümanlar, Hıristiyanlar, Yahudiler, senin gibi Budistler de bu kanunlara uymaya mecbur mudurlar?
Sayfa 179·Kitabı okudu