Özen gösterilen dış görünüş cilalanıyor, dışarıdan bakıldığında herkes kusursuz. Oysa vicdanlarının derinliklerinde lağımlar, çirkef kuyuları var. Bu döneme şu nitelemeyi bahşediyorum: "Kirli temizlik".
Zulmün, sömürünün, savaşın olduğu yerde tarafsızlık diye bir şey yoktur. Ya ezenden yanasındır ya da ezilenden, ortası yoktur. Faşizme yaranmaya çalışarak onunla baş edemezsin. Faşizm kimseyle uzlaşma aramaz, sadece biat ister veya yok eder. Bu nedenle faşizme karşı ancak direnerek ayakta kalabilirsin. Ben bunları unutmayı, yokmuş gibi davranmayı tercih ettim Sema. Ayakta kalamadım o yüzden, diz çöktüm.
Bir defa da isimsiz mektup yazdım aşkıma.Tek cümlelik :”Hiçbir hayal seni kurmaya yetmiyor.” Cevap da tek cümle geldi:”Yokluğunun gürültüsünden sağır olacağım.”
Bazen gerçeği görür, kabullenmek istemeyiz. Bazen tutunabilmek için gerçeği ararız. Bazen de yaşanan her olayda tek gerçek varmış gibi düşünürüz. Oysa gerçek herkese göre farklıdır. Olayları kendimize göre eğip bükerek öznel gerçeğimizi yaratmada üstümüze yoktur. Sonra da kendi yarattığımız gerçeklerin peşinden koşarız, ya da kaçarız gerçeklerimizden.
Gerçek dediğin tam olarak nedir?