Ona kalbimi verdim. O da onu aldı, öldürene dek kırıp parçaladı, sonra da gerisin geri yüzüme fırlattı... İnsanlar kalpleriyle hisseder. Benim kalbimi kırdığı için artık ona karşı bir şey hissedecek halim kalmadı.
Bizi ne ızdırap, ne sefalet, ne ölüm, ne Tanrı ne de şeytan ayırabilirken, sen kendi arzunla yaptın bunu. Kalbini ben kırmadım... Sen kendin kırdın kalbini... Kalbini kırarak da benim kalbimi kırmış oldun.