İsteyerek ölen kişi ile istemeden ölen insan
arasında, temelden, kökten bir fark vardır:-
İlki, herşeyin ötesine geçmiş olmakla, huzurludur;
ötekiyse, hiçbirşeyi çözememiş olmakla, huzursuz...
"Bitmiyen sükûnlu gece" ile "kabir azabı"
arasındaki fark da bu farkta yatsa gerek ...
Ateş yakan, bütün yaptıklarının kendi kuruntusu
—yanılgısı—olduğunu kabullenmeye de hazır olmalıdır
—belki de yanılsamadır—yanılsamaydı—, hepsi;
belki, ateş, hiç, yanmamıştır
—yanmamıştı ——
Unutma ki, yaktığın ateşin tek bir 'kalori'si bile
boşa gitmez: bir karşılık vardır —bulursun—
hep, en küçük ateşin için bile—
bu, herzaman seni 'ısıtacak' birşey olmasa da...
Ateşin ne kadar uzun bir sürede yanar hâle gelmişse, o kadar uzun bir süre yanar —sen onunla ne kadar uğraşmışsan, seni o kadar çok ısıtır. —Tersi : ateşini ne kadar kolaylıkla yakmışsan, o kadar geçici olur o da; seni de o kadar az ısıtır ...
Şunu bil: ancak zorlukla yakılan ateş, temelden, gerçekten, yanar—ve ısıtır ...
Ateşinin kolayına kaçamazsın.