Hamı olmuş heç kim tərəfindən yazılmışdır
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 22:42
"Gecəyarı Kitabxanası" bizə yaşaya bilmədiyimiz həyatları sorğuladan fəlsəfi və fantastik romandır. Həyatda özümüzə "Əgər o qərarı versəydim, indi harada olardım?" tipli suallar veririk. Bu əsərin də təməli həmin suallardan başlayır. Çox düşündürücü əsər idi, yarım saat oxuyub 2 saat düşünürdüm və araşdırırdım. Soxulcan dəlikləri, çəyirtkələrin intiharı, Eynşteyn-Rozen körpüsü, toxoplasma gondii, lüsid yuxu, zombi siçanlar, multikainat, simlər nəzəriyyəsi, kvant dalğa funksiyası və daha nələr, nələr... O qədər maraqlı anlayışlar çıxdı ki, öyrənmək zövq verirdi və düşüncə baş alıb gedirdi. Bu kitabda, Noranın yaşamadığı digər həyatlarına onunla birlikdə səyahət edirik. Kitabda bir çox maraqlı detallar var. İlk öncə psixologiyadan başlayaq. Gestalt psixologiyasına görə, insan beyni hər şeyi sadələşdirməyə çalışır. Biz dünyanı xaotik hissələr kimi deyil, bütöv, mənalı formalar kimi qəbul edirik. Yəni reallıq bizə olduğu kimi yox, beynimizin qura bildiyi qədər görünür. Əsərdə saatın əqrəbləri nümunə olaraq çəkilir. Əgər saatın işləmə prinsipi haqqında heç bir məlumatımız olmasaydı, ona baxanda saat əqrəbinin hərəkətsiz qaldığını düşünərdik. Burada bizə çatdırmaq istəyir ki, görə bildiyimiz dünya, yalnız dərk edə bildiyimiz çərçivənin içindədir. Hələ dərk etmədiyimiz sonsuz şeylər olduğundan, görə bilmədiklərimiz də sonsuzdur. Biz hər an sonsuz ehtimalların içində yaşayırıq, lakin beynimiz bizə sadəcə bir xətt - indiki reallığımızı göstərir. Kvant fizikasında dalğa funksiyası anlayışı var. Bu, bir zərrəciyin (məsələn, elektronun) eyni anda hər yerdə və hər vəziyyətdə ola biləcəyini göstərən ehtimallar xəritəsidir. Bu vəziyyət superpozisiya adlanır. Ancaq biz ona baxdıqda, yəni müşahidə etdikdə, bu ehtimallar tək bir nəticəyə "yığılır". Buna dalğa funksiyasının çökməsi
1000Kitap
Gecəyarı KitabxanasıMatt Haig · Qanun Nəşriyyatı · 202498,5bin okunma
7/10
·136 syf.··
2025 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2025 11:21
Genç bir çiftin pek de aşkla alakalı olmayan hikayesi. Kim Hee Joo. İlgisiz anne babası yüzünden sevgiye aç bir şekilde büyümüş ve sevgiyi ilk kez tattığı yerde yani Harok'un yanında mutlu olduğu için, Harok ona sevgi gösterdiği, üşüyünce palto verdiği için o ne derse yaapmaya adamış kendini. Büyük bir sadakat ile saçlarını onun sevdiği tarzda değiştirmiş, mini etek giymeye ve makyaj yapmaya başlamış.Gerektiğinde arkadaşları ile arasına mesafe bile koymuş. Jeong Ha Rok. Manipülatif kişiliğe sahip, narsist. İstediği şeyler yapılınca pamuk gibi ama yapılmadığında Hee Joo'ya hayatı dar ediyor. Hee Joo'yu kendi istediği şekilde giymesi için zorluyor, sosyal medya hesaplarını bile yönetiyor. Ve bir gün bu çiftimiz beraber gölete gidiyorlar. Ve oğlan kayboluyor. Tüm şüpheler kızın üzerinde yoğunlaşıyor. Oğlana ne oldu? Bu iki sevgilinin hikayesi hakkında bildiklerimiz ne kadar gerçek? Şüpheler nerede sona erecek? Kestiremiyoruz. Her şey kitabın sonunda hiç ummadığımız bir şekilde açığa çıkıyor. Lee Koch Nim yine kalemini konuşturmuş. Önceki kitaplarından yazarın diline ve kurgularına aşina olduğum için sonunda bir ters köşe olması beni şaşırtmadı. Okumaya değer bir kitap. Benim puanım 7.
Tabii ki Senden HoşlanıyorumLee Kkoch-Nim · Athica Yayınları · 2024158 okunma
Reklam
Puan vermedi·136 syf.·
2025 64. kitabı
#OkudumBitirdim TABİKİ SENDEN HOŞLANIYORUM Le Kkoch Nim'in ilk okuduğum kitabı olmasına rağmen çok beğenerek okuduğum sürükleyici ve ters köşeyle sonuçlanan "Kimseye anlatamadığım bir hikâye anlatmak istiyorum. Bu sadece seninle benim bildiğimiz hikâye olacak. " diyerek başlayan sıradışı konusuyla dikkat çekici. -----Aniden kaybolan çocuk...... -----Artık incinmek istemeyen kız..... ----- Derinleşen şüpheler ve sonunda ortaya çıkan sır...... Hae-joon ile Ha-rok mutlu gözüken bir ilişkileri varken birde bu ilişkinin görünmeyen bir yüzü vardı. Taa ki gölette Ha-rok'un kaybolmasına kadar. Bu noktadan sonra işin seyri değişmeye başlar. Şüpheler artar ve tüm gerçek gün yüzüne çıkana kadar polis sorgusu ile başlıyor. İlişkilerde yaşanılabilen manipüle edici davranışların karşı tarafı nasıl etkisi altına alabileceğini, sonuçlarının kötü yerlere gidebileceğini, sağlıklı bir ilişki nasıl olmalı sorularına cevap veren bir kitaptı. Manipüle etmek o kadar pis bir şey ki haklı olanı haksız konumda gösterebiliyor. Kitabın neredeyse sonuna doğru yanlış kişiye sinirlenip kızdığım, Haklıymış gibi yapandan şüphelermolsada, sonra anlattıklarına bakınca asıl haklıyı kötülerken buldum kendimi. Bir ilişkide manipülasyon ve psikolojik Şiddetin ne kadar aşağılık bir davranış olduğunu iliklerinize kadar hissederek okuyorsunuz. Bence mutlaka alıp okumalısınız hem psikolojik hem gerilim tadında 130 sayfa olmasına rağmen içinde alınması gereken çok fazla dersler var. Kendinizi kalbi küf tutmuş insanlardan koruyun.
Tabii ki Senden HoşlanıyorumLee Kkoch-Nim · Athica Yayınları · 2024158 okunma
Aşk mı yoksa Psikopatlık mı?
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 67. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2025 22:35
Konusu: Hae-joon ile Ha-rok mutlu gözüken bir ilişkileri vardır. Ama bu ilişkinin görünmeyen bir yüzü vardı. Taa ki gölette kaybolan çocuğa kadar. Bu noktadan sonra işin seyri değişmeye başlar. Şüpheler artar ve tüm gerçek gün yüzüne çıkar. Yorum: Kitap ilişkilerde yaşanılabilen manipüle edici davranışların nasıl olabileceğini karşı tarafı nasıl etkisi altına alabileceğini sonuçlarının kötü yerlere gidebileceğini sağlıklı bir ilişki nasıl olmalı sorularına cevap veren bir kitaptı. Manipüle etmek o kadar pis bir şey ki haklı olanı haksız konumda gösterebiliyor. Kitabın neredeyse sonuna doğru yanlış kişiye sinirlenip sövdüm. Haklıymış gibi yapandan kıllanır gibi olduğum anlar oldu ama sonra anlattıklarına bakınca asıl haklıyı kötülerken buldum kendimi. Bence mutlaka alıp okumalısınız hem psikolojik hem gerilim tadında
Edebiyat
Tabii ki Senden HoşlanıyorumLee Kkoch-Nim · Athica Yayınları · 2024158 okunma
10/10
·400 syf.·
2024 40. kitabı
Kitabı okumadıysanız oyunbozan olup keyfinizi kaçırmak istemem. Birkaç şeyi önceden söylemiş olabilirim burada. • • • Kitabı okurken hastalanmış olsam da ayriyeten baş ağrıları verse de, çok zevkliydi. Bu tarz korku şeyleri tüketirken o korku unsurunu zihnimde normalleştiriyorum. Neden bilmiyorum ama bir an hikayedeki şey aslında o kadar korkunç gelmiyor bana. Kolay gözüküyor gözüme. Mesela American Horror Story'nin Hotel Cortez'li sezonu. O otelin içindekileri canlı tutması, ölsen bile orada tekrar yaşam bulman çok normal gelmişti gözüme. Hem o korku ölene kadardı. Öldükten sonra korkutma sırası sana geçiyordu. Bilemiyorum çok saçma belki de. Medyum da böyle işte. Hatta araştırma falan yapmadım ama Hotel Cortez biraz Medyum'dan ilham alınmış gibi. Mesela geçmişi kirli bir otel, otelin değişik sahibi en önemlisi de otelde ölümsüzlük büyüsü gibi bir şey olması. Çok fazla ruh birikimi. Overlook Oteli'nin ürkünçlüğü ama had safhada. Şu başta bahsettiğim normalleştirme içgüdüm bu kitap için çok sönük kaldı. Korkuyu çok fazla hissettim. Belki Overlook'un büyüklüğü. Torrance ailesinin onun (kitaptaki deyimle) bağırsaklarındaki prazitler gibi olması da ürküttü beni. Hani şu söz vardır ya, karanlıkta yalnız olmaktan değil olmamaktan korkarız. Bu Medyum için bir tanım falan olabilir. Bence o ruhlar vesaire olmasa da korkunç olurdu o roman. Özellikle Jack gibi bir karakter ile öyle bir yerde hiç kalmak istemezdim. Favori karakterim Hallorann'dı. Ama filmdeki sonu ve karakter işleyişi o kadar hoşuma gitmedi. King'in de dediği gibi film cidden soğuktu. Ve bence kitaptan biraz daha korkutucuydu. Kitapta hiç değilse Jack o ruhani gücün etkisi altına girmişti. Ama filmdeki biraz daha sırf öfkeden bu halde gibiydi. Ayrıca Jack Nicholson'ın oyunculuğu muhteşem olsa da Shelley
MedyumStephen King · Altın Kitaplar · 20217,7bin okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2024 236. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2024 14:34
Tabii ki Senden Hoşlanıyorum ~ Lee Kkoch-Nim . Yazarın kaleminden geçtiğimiz ay Arkadaşı Suçlamak kitabını okumuştum. Tarzıyla beni etkileyen ve şaşırtan bir kitaptı. Şimdi bu kitabında da aynı duyguları daha yoğun yaşadığımı söyleyebilirim. Benim için yorum yapması çok zor bir kitap çünkü çok farklı dinamikleri var. Biraz gizem, biraz gerçekler ve bolca ters köşe var. Aniden ortadan kaybolan bir çocuk var. Sevgilisiyle göl kenarına gitmişti en son. Polisin geride kalan kız arkadaşla konuşmalarıyla okuduğumuz sayfalar bizi bu çiftin normal olduğu günlere sürüklüyor. Okuduğumuz her iki zaman dilimi de beni çileden çıkardı. Kaybolan çocuk yani Ha-rok, arkadaşları ve ilişkiye bakış açıları düşündürücüydü. Sevgi ve sevgililik kavramlarına yükledikleri anlama çıldırdım. Her bir sayfada bu hislerle mücadele ederken bir anda öyle bir ters köşe yaşadım ki İşin özünde kitap fazlasıyla mesajlarla doluydu. Hem gizem ve merakı yüksek dozda yaşatan hem de mesajlarla süslü bir kurguydu. Kitap her sayfasında bir sorgulamaya itiyor ama bitince daha derin bir sorgulamanın içine düştüm. Sevginin daha doğrusu sevgi ihtiyacının ve seni seviyorum cümlesinin ne denli güçlü bir manipülasyon aracı olduğunu gözler önüne seriyor. Birini sevmek onun hayatını kontrol etmek değil. Birini sevmek onun hayatına müdahale etmem değil. Birini sevmek onu şekillendirmeye çalışmak değil. Birini sevmek sadece kendine bağımlı kılmak değil. Ya da birini sevmek onu ‘benim’ yapmak değil. Tüm bunları satır aralarında haykıran özel bir kurguydu. Şans vermeniz gerekiyor! “Sence de bu “sevgi”, yaptıklarını örtmekte kullandığın bir bahane, değil mi? Sevgiyi kullanarak başkalarını manipüle ediyorsun ve bu bir suç.
Tabii ki Senden HoşlanıyorumLee Kkoch-Nim · Athica Yayınları · 2024158 okunma
Reklam
Reklam