Oldukça başarılı lakin Roman bazı okurları rahatsız edebilir.
Romanın İlk kısmı Karahanlılar zamanında, ikinci kısmı Selçuklular zamanda geçiyor. Bu iki kısımda Nizamülmülk, Ömer Hayyam ve Hasan Sabbah üçlüsün den oldukça bahsediliyor. Yazımın başında da söylediğim gibi Romanın bazı okurları rahatsız edeceğini düşünüyorum özellikle de bu iki kısmında. Selçuklunun kurucusu Tuğrul bey, Yeğeni Alparslan ve Melikşah’la alakalı biraz sert bir tutum söz konusu. Yazar bu şahsiyetleri tabiri caizse küçük düşürücü bir dille kaleme almış. Bizim tarih kitaplarımızdaki Cihan hükümdarları gibi bahsedilmiyor yani. Ben bazı okurların aksine bunun rahatsız edici olduğunu düşünmüyorum. Çünkü Tarih, sadece bizim taraflı tarih kitaplarımızdan ibaret değildir.
Romanın üçüncü ve dördüncü kısımları ise İran’ın Kaçar ve Pehlevi hanedanlarının iktidarda olduğu zamanda geçiyor. Bir anda kendimi, İran Halkının Meşrutiyet mücadelesinde ve İran’ın kaçar hanedanlığından Pehlevi hanedanlığına geçiş sürecinde buldum.
Beni en çok etkileyen ise Ömer Hayyam’ın rubaileri oldu, İran ve Doğu edebiyatının en değerli eserleri. Roman İran ve Doğu edebiyatına, İran topraklarına ve İrani halklara olan merakımı arttırdı.