Kuşlara ve ağaçlara yabancılaşan bir dünyada yaşayan insan hızla kendisine de yabancılaşır. O yüzden, kendi gelecekleri hakkındaki kararları, gölgeleri birbirlerinin üzerine düşen sıkışık evlerle dolu ağaçsız, çorak yerlerde, yağmurlardan kaçarak ve fırtınalardan korkarak alan insanlarla; kendi gelecekleri hakkındaki kararları ormanlarda, nehir ve deniz kenarlarında, gökyüzünü görerek ve toprağın kokusunu duyarak, güneşin, ayın ve yıldızların doğup batışını izleyip rüzgârları adlarıyla tanıyarak alan insanlar arasında dünyalar kadar fark vardır.