Kadınlar erkekler hakkında kitap yazmıyorlardı -rahat bir nefes almadan edemedim- erkeklerin kadınlar hakkında yazdıklarını okuduktan sonra bir de kadınların erkekler hakkında yazdıklarını okumak zorunda olsaydım yüz yılda bir açan sarı sabır çiçeği ben daha kalemimi kâğıda değdirmeden ikinci kez açmış olurdu.
Çünkü ruhun meskenidir burası. Aceleye gerek yoktu. Bir anda parlamaya gerek yoktu. Kendinden başkası olmaya gerek yoktu. Hepimiz cennete gidecektik ve Vandyck de bizimle gelecekti. Bir başka deyişle, pencere kenarındaki minderlere gömülüp kaliteli bir sigara yakınca hayat ne kadar güzel görünüyordu, bize verdikleri ne kadar tatlıydı, bu kin ve sıkıntı ne kadar önemsizdi, dostluk ve insanın kendi türünden olanlarla birlikte olması ne kadar hayranlık uyandırıcıydı.