Her çağda ve her bölgede halk kitleleri sabır ve tahammül göstermeye mecbur bırakılmıştır. Zorluklara ve yokluklara katlanmak, halkın zorunlu bir görevi gibi kabul edilmiştir. Her vesileyle halka saldırır ve hor görürler.
Her zaman ve her yerde hep aynı şeyleri söylemişlerdir.
“Halk sarhoştur, tembeldir, çalışmak istemez. Kabadır, açgözlüdür, kavgacıdır, öfkelidir, söz anlamaz...”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Politikacılar ve generaller, hâlâ o eski zorbalık ve yağmacılık oyununa devam ediyorlar. Sürekli devletlerinin sınırlarını genişletmeye çalışıyorlar.
Fakat egemenlik sürdükleri sınırlar içinde bulunan halkın özgürleşmesini, aklını, düşüncesini, inancını ve ahlâkını yükseltmesini istemiyorlar."
"Başka milletlerin topraklarını işgal eden kumandanlardan niçin bu kadar saygıyla bahsedildiğini anlamıyorum.
Büyük İskender, Anibal, Scipion, Cesar, Charlmange, Napoleon ve daha bunlar gibi binlerce kumandan, başka halkların topraklarını işgal etmekten başka ne yapmışlardır?."