Fakat hayatımızın en saklı yanlarını, sinirlerimizi uyararak veya düşlerimizde baştan aşağı gizli bir şiddetle titreterek çok, çok erken yaşlarda belirleyen şey katıksız rastlantılar değil midir?
Aslında dünyevi ve kutsallığa son veren bu gerçekliğin, zaman içinde işlevini yitirerek yararsız hale gelmesine karşın, biz, (eskiden nasıl Tanrıyı kurtarmaya çalıştıysak) şimdi tüm gücümüzle bu evrenin içindeki kurmacayı/düşselliği (fiction)kurtarmaya çalışıyoruz, çünkü ondan nasıl kurtulacağımızı bilemiyoruz.