Ahsen

İş, yaptıklarını meşrulaştırmaya geldiğinde her insan evladı birden Einstein'ın zekâsına, Shakespeare'in hayal gücüne ve bir Cizvit'in hinliğine sahip oluverir.
Sayfa 49
Reklam
Sartre'ın dediği gibi, “İnsan kendi doğası ve seçimlerinden tamamıyla sorumludur." Ama bu durum, içe kapanma ve inzivaya çekilme bahanesi değildir. Aksine kişisel ilişkilerden grup aidiyetine kadar her seviyede yükümlülüğü gerekli kılar. Çünkü sorumluluk, sıklıkla ıstırap vermekle birlikte şartları ve kendini aşmanın tek yolu olan sürekli seçim yapmayı gerektirir.
Sayfa 42
Otorite saygıyı kazanır, iktidarsa talep eder; otoritenin tuzağa ihtiyacı yokken iktidar, ürkütücü, ağırlık sunan giysiler gereksinir; otorite açık yürek, iktidarsa sıkılı yumruktur.
Sayfa 40
"Yaşamın en büyük engeli, yarına bel bağlayıp bugünü çöpe atan beklentidir."
Sayfa 39
Çocuksuluk eğilimi kesinlikle özgürleşme çağına yönelik bir tepkidir. Özgürleşmenin kendi içinde tatmine yeteceği, kişinin ruhunu mahveden işinden, baskıcı ilişkisinden, kasvetli kasabasından kaçabilmesiyle her şeyin düzeleceği görüşü yaygın bir yanılgıydı. Özgürlüğün tatmine otomatik olarak götürmediği, mütemadiyen çok çalışmaya yol açtığı ortaya çıkacaktı. Eski gelenekler belki baskıcıydı ama onlarsız yaşamak belirsiz, karmaşık, kafa karıştırıcı ve sinir bozucuydu. Her kararı ilk ilkelerden itibaren düşünmek zorunda kalmak, çetin ve bezdiriciydi. Sınırsız fırsat potansiyeli, sınırsız seçenek şaşkınlığına dönüştü. Tepkiyse özgürlükten çok dürtüyle hareket etmeye yönelik derin özlem, akıl yerine duygulara uymak, kesin, basit, kolay ve edilgen ne varsa yeğlemek kılığında geldi. Yetişkin olmanın zahmetli sorumluluğu, çocukluğun kayıtsız şartsız sevilme, yiyip içme, şekerlemeye yatıp ninni eşliğinde uyuklama lükslerine yönelik derin bir özlem yarattı.
Sayfa 35
Reklam