Ahsen

Potansiyele tapmak, daima az ileride daha iyisinin bulunduğuna inanan bir açgözlülük türüdür. Ama potansiyelin büyüsü, geleceği, bugünün büyüsünü bozma pahasına etkilemektedir. Bugün olan her şey çoktan dün sayılmakta ve gerçek heyecan hep Bir Sonraki Müthiş Şey'de, bir sonraki sevgilide, işte, projede, tatilde veya yemekte görülmektedir. Bunun bir sonucu, kaçışın, sorunlara yönelik en çekici çözüme dönüşmesidir. Bir ilişkide veya işte zorluklar varsa cezbedici olan, bir diğerine geçmektir. Bu da sorunlarla yüzleşip aşma tatminini devre dışı bırakmakta ve hayati önem taşıyan musibetten pay çıkarma, olanı avantaja çevirme becerilerini mahvetmektedir.
Sayfa 31
Reklam
Saldırıya geçmenin güzelliği, zorba tehditlerinin, kurbanın protestosu kılığında sunulabilmesinde yatmaktadır. Bu sayede ego, erdemin sıcaklığında yatarken id, saldırganlıkla coşabilmektedir.
Sayfa 29
Dikkat edilme talebi gittikçe güçlenip çeşitlenmektedir; bu da kimliğin dışarıdan görülmesini gerektiren içteki boşluğun bir sonucudur: “Görülüyorum, öyleyse varım."
Sayfa 28
Nietzsche durumdan en iyi şekilde faydalanma dürtüsünün tüm canlıların özünde yattığını da sezmişti. "Nerede canlı bir yaratığa rastlasam orada güç istenci buluyorum." İnsani organizmanın bitmek tükenmek bilmez çabasınaysa "Kendini-Aşma” tanımını uygun görmüştü. “Yaşam bana açtı bu sırrı: 'İyi bak,' dedi, 'ben kendini sürekli aşması gerekenim." Ve benin beni aşma sürtüşmesi, yaşamı tatmin edici kılmaya yetecek ısıyı üretecekti. Nietzsche zorluğa tipik tumturaklılığıyla kucak açacaktı: “Beni öldürmeyen, beni güçlendirir."
Sayfa 24
"İstikrarın mümkün olmadığı, her şeyin dur durak bilmeden değişip karıştığı ve ip üstünde sadece ileri giderek ayakta durulabilen bir dünyada mutluluk, düşünüldüğü ölçüde bulunmaz."
Sayfa 23
Reklam