Sıklıkla ferahlama, özgürleşme hissi uyandıran "sorunları reddetme" tavrı, aslında köleleşmektir. Kendi çözümlerini üretmeyenler başkalarınınkileri kullanmak zorunda kalırlar. Nietzsche'nin uyardığı gibi: "Kendine boyun eğmeyen, buyruk altına girecektir."
Yani mutluluğun saçmalığı, tanımlanmasının imkânsızlığında, belki tamamen erişilmezliğinde -ya da en iyi haliyle sadece ara sıra ve bilmeden erişilebilirliğinde- hatta belki doğrudan kovalandığında tam zıddına dönüşmesinde ama sıklıkla başka bir şeyin peşinden giderken beklenmedik bir yerde ortaya çıkışındaymış. İnsanı bundan daha fazla çileden çıkartacak bir muziplik yoktur herhalde.
"Sadece kafalarını mutluluklarından başka bir şeye takanlar mutludur (...) Başka şeyi hedeflerler ve mutluluğu bu hedefe giderken bulurlar (...) Tek şans, mutluluğu değil, mutluluğa dışsal bir amacı yaşam amacı edinmektir..."