Ne yazık: inandırma gücünü bulamıyordu kendinde. Sözlerinin yarısında konuşmaktan vazgeçiyordu. Kimseyi değiştirmek istemiyordu. Bunun gerekli olduğuna inanamıyordu artık.
Bütün hayatınca konuştu. Sonunda tutunamayanlar diye bir söz çıkarabildi ortaya: bir tek kelime. Çoğul bir kelime. Unutamadığı bazı insanları birleştiren bir kelime.