Herkes istediği mesleği seçecektir. Ressam olmak isteyenler reklamcı, yazar olmak isteyenler mühendis, mimar olmak isteyenler iktisatçı, meyhaneci olmak isteyenler hukukçu, hukukçu olmak isteyenler tezgâhtar, adam olmak isteyenler uşak ve dilediği gibi yaşamak isteyenler rezil olmayacaklardır.
Delilerle alay edilmeyecektir. Mahalle çocukları böylelerinin peşine takılmayacaktır.
Para kazanamayanlara serseri denilmeyecektir.
Babalar, kızlarını her çeşit insana vereceklerdir.
Sokak köpeklerinin durumu düzeltilecektir.
Çocuklar, masallarla ve Allah'ın vereceği cezalarla korkutulmayacaktır.
Taşradan gelenler, şehirde doğmaktan başka meziyetleri olmayanlar tarafından hor görülmeyecektir.
Kurnazlık ortadan kalkacaktır. Bu konuda sıkı tedbirler alınacaktır.
Yüreğimizi ezen bu sıkıntı, başımızdaki bu ağırlık kalkacaktır.
O zaman, bin yıllık saltanat başlayacaktır. Bin yıl daha sürecektir. Bin yıl daha sürecektir. Bin yıl daha sürecektir. Bin yıl daha sürecektir. Bin yıl daha, bin yıl daha...
"O günden başlayarak yaşamı yadsımaya, kendimi bir ölü cana dönüştürmeye - hızla ölmeye karar verdim. Ama bir anda değil, dışsal, somut araçlarla değil. Gömülmeye gerek olmaksızın bir ceset olmak - öyle bir biçimde cana kıymalı ki ölüm doğal, istemsizce olsun. İşte benim buluşum: Kendini istemle öldürmek, ruhun kendisiyle; silahla, ellerle ya da zehirle değil. Ölmek isteme düşüncesinin zoruyla ölmek. Benim yaptığım da bu."