D u y g u

D u y g u
@roxelannelisowska
• Emekli Restoratör , • Hayal Tasarımcısı , •Grafomanik , • Münzevî • Merdümgirîz , • İkiliklerden müteşekkil bir tekil... • Balkan muhaciri özbeöz Türk ~ Ensar ve Ebrar’ın annesi i n s t a g r a m: @eyuplubirhanim
Restoratör
YTÜ / Milli Saraylar - Restorasyon
79 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Tüm dindarlara uyarlanabilir güzel bir anektod…
Roma tren istasyonunda, gümrük memurları, giriş yapan yolcuların valizlerini didik didik arıyorlardı. Nurettin'in valizini hışımla arayan memur, bavuldaki bir kitabı aldı. Yasak kitap olup olmadığına bakarken, birinci sahifesinde Maurice Blondel'in, kendi el yazısıyla "Değerli dostum Ahmet Nurettin'e..." diye başlayan yazısını ve imzasını görünce bu sefer munis bir tavırla ve yumuşak bir sesle, Nurettin'e sordu: - Siz, Mösyö Blondel'i nereden tanıyorsunuz? dedi. Nurettin de, - O benim hocam olur, sohbetlerine katılıyorum, diye cevap verdi. Bu cevap üzerine memur, hemen kitabı yerine koydu, bavulu kapattı. Sonra "Buyurunuz mösyö!" dedi ve yürümeye başladı. Gideceği yere kadar, bavulu elinde taşıdı. Nurettin'in ısrarlarına rağmen vermedi. Nurettin'in bindiği araç hareket edinceye kadar da saygı duruşunda bulundu ve ayakta bekledi. Nurettin, öğrencilik yıllarında, başından geçen bu olayı anlatırken duygulanır, “İşte Hıristiyan terbiyesi ile yetişmiş sıradan bir memurun nezaketi budur! Öğrencisinin şahsında hocaya gösterilen hürmet işte böyle ifade edilir. Katolik bir filozofun öğrencisi olan birinin kötü bir kimse olamayacağını peşinen kabul ediyor ve ona saygı gösteriyor" derdi.
Sayfa 57·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gerçek dindarın samimî yakarışına hayran olmak da galiba bir başka ibâdettir.
Sayfa 49·Kitabı okuyor
Zihnime lav-aç dökülmüş gibi bir his.
Bizi aynı hizâda tutan gerçekliğin izâhı ne olabilirdi?
Sayfa 25·Kitabı okuyor
Aklıma Sultan Makamı dizisini getiren satırlar (kalp)
Butimar’ı gördüğüm düşten sonra hiç rüyâ görmediğimin farkına vardım, bunu olumlu bir işaret saydım. Onun güzelliği karşısında dili tutulan beynim, içinde yine onu ağırlamak istediği için rüyâ sinemasının kapılarını kilitli tutuyordu belki de.
Sayfa 25·Kitabı okuyor
İstanbul biraz daha güzel olsaydı bir rüyâya dönüşecekti ve sadece rüyâlarda yaşayabilenler barınacaktı içinde. Sırf bu yüzden çirkinleştirdiler bu şehri.
Sayfa 24·Kitabı okuyor