Açıkçası bu kitaba başlarken bu kadar seveceğimi asla tahmin etmemiştim, hatta dürüst olmak gerekirse şu zamana kadar okumadım artık okuyayım da aradan çıksın düşüncesiyle başlamıştım kitaba ama daha başlangıçtayken bile ne kadar seveceğimi anladım.
Gerçekten o kadar güzeldi ki, keşke her bir detayını ayrı ayrı konuşma şansım olsa biriyle.
Daha önce hiçbir kitap bu kadar içime işlememişti, daha önce hiçbir karakterle birlikte ağlayıp ona sarılmak istememiştim.Daha önce hiçbir karakteri haksızlığa uğramasın, daha fazla canı yanmasın diye herkesciklerden saklamak istememiştim.
Feride... Ferideyle hem o kadar zıt hem de o kadar aynıyız ki. Çalıkuşunda kendimi bulacağımı asla tahmin etmezdim.Diyorum ya içime işledi diye.
O cümleler nasıl ustaca yazılmış öyle. Bazen okurken Kamuran olup Feride'nin cümlelerini sindirmeye çalıştım ama çoğu zaman da Ferideydim.Feridenin cümlelerindeki acıyı, yalnızlığı ve aşkı o kadar hissettim ki! Bundan daha başka ne ister ki bi insan okuduğu kitaptan?
Ayrıca erkek bir yazarın elinden Feride gibi bir karakterin yazılmış olması gerçekten muazzam. Reşat Nuri'nin Acımak kitabını da okumuştum ve o da oldukça güzeldi. Bir sonraki istikametim Kavak Yelleri olacak gibi duruyor.
Son olarak bir şey ekleyeyim;
Ata'm Çalıkuşunu neden elinden düşürmediğini çok iyi anladım!