...Yalnızdım, hayatımdan çıksa üzüleceğim kimse yoktu. Bundan gurur duyan bir kişiliğim doğmuş ve her geçen gün daha da acımasızlaşıyordu. Artık kendi kendime dayak attığım oluyordu, artık beni aşağlayan yine kendimdi. Beni belirli bir kalıba sokmaya çalışan bu kişiliğim sürekli beni cezalandırmaya çalışıyordu. O an işte kanunları çiğnemek isteyen, cezalardan sıyrılan kurnaz kişiliğim çıkıyordu ortaya. Tembel ve umursamazdı biraz kendileri.
Gerçek beni unuttum. Hepsi ben miydi yoksa hiçbirinin bana aidatı yok muydu aslında? İşte bu sorularda da zihnimi sıfırlayan kişiliğim geliyor. Tek bir ifade:
"Herneyse, günü kurtarmalı"
...
Bugünler birikip yarını oluşturuyorsa benim geleceğim hiç sağlam değildi. Ben geçmişimi öyle bir siliyordum ki bazı zamanlarda ismimi bile unutur oluyordum. Odanın köşesinde kendimi çökmüş halde ağlarken bulmam yahut gün boyu kelime bile çıkartamaz olduğum çoktu. İşte tüm bu değişik kişilere maruz kalan delirmiş kişiliğim arada patlak veriyordu. Bazen dakikalarca kahkaha atıyor sonrasında ise ağlamaya başlıyordum. Sonra hiçbir şey olmamış gibi başka bir kişiliğe geçiyordum. Yaramaz bir çocuk gibi arada kendini hatırlatıp geri kavuğuna giriyordu. En çok yorulan o idi. Belki de gerçekten yaramaz bir çocuktu. Büyüyemeden öldürülmüş bir çocuk...