“Biz sadece Tek Allah'a aitiz” inancı İslam'ın temelini teşkil eder. Yüce Allah'ın, Peygamberi ve Kitabı aracılığıyla bize bahsetmiş olduğu Doğru Yol'a hayatımızdaki bütün meselelerde mutlak hakikatine iman ederiz. Müslüman olarak bizler bu Doğru Yol'u takip etmekle mükellefiz. Bize göre bu dünyadaki hayat, bundan sonraki hayatın ihtiyaçlarını temin için bir vasıtadır. Hayatın gayesi Allah'ın rızasını kazanmaktır. Bu da ancak bu dünyada Allah'ın peygamberi vasıtasıyla gönderdiği Doğru Yol'unu takip etmekle mümkündür. Bu inanca dayanarak İslamiyet, bize yaşantımızın temel inançlarımızla tam bir uyum sağlayabilmesi için mükemmel bir ahlak ve ibadet sistemi sunmuştur. Ayrıca, aile hayatından okula, mahkeme salonuna, parlamentoya, pazara ve uluslararası ilişkilere kadar bütün hayatımızı kuşatan şümullü kanunlar ve nizamlar vermiştir.
Yolcunun yolda kullanmak için azık aldığı gibi, onlar da ibadetleri azık olarak yanlarında bulunduruyorlardı. Rablerinin onları nitelediği şekilde;
“Allah’ı ayakta, otururken ve yanları üzereyken zikrediyorlardı.”
(Al-i İmran,191)