Ben umrunda değilim, çiçekler umrunda değil, rengarenk akşam göğü umrunda değil. O gitsin mis gibi yağan yağmurdan korunmak için kendine baraka yapsın, olgunlaşmış mı diye karpuzlara güm güm vursun, üzümlerin tadına baksın, ağaçlardaki meyveleri parmağıyla yoklasın. Maldan mülkten başka derdi yok mu bu adamın?
Tanrı'dan tek dileğim, en büyük arzum şu dünyadan birlikte göçüp gitmek. Öyle bir özlem ki bu, yeryüzünden asla silinmeyecek, seven her kadının yüreğinde yaşayacak, benim adımla anılacak.
Öyleyse neden seviyorum ben bu adamı? Sırf erkeğim olduğu için sanırım.
Özünde iyi bir insan olduğu için seviyorum onu, ama öyle olmasaydı da sevebilirdim. Beni dövse de sövse de aşkımdan vazgeçmezdim. Adım gibi eminim. Bu da bir tür cinsiyet sorunu sanırım.