Rozerin

Rozerin
@rozeriiya
43 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·80 syf.··
2025 10. kitabı
Son zamanlarda okuduğum en tatlı öykü diyebilirim. Adem'in, Havva'nın ve Şeytan'ın ayrı ayrı notlarını, güncelerini okuyoruz. Düşünün, ilk kadın ve erkek karşılaşıyor. Erkek bu karşılaşmaya dair neler düşünüyor ve nasıl yorumluyor, kadın neler düşünüp nasıl yorumluyor. Ne çok fark var aramızda ilk günden beri. Nasıl da aynı değiliz. Erkek için sıradan ve işe yaramaz görünen yıldızlar, ay, günbatımları, renkler kadın için ne denli anlamlı oluyor. Kadın, erkekte sevilecek ne çok şey buluyor ama temelde mantıksız da olsa bu sevginin anlamını asla bulamıyor. Kadın ne çok düşünüyor, her şeyde nasıl da anlam arıyor. Erkek için her şey nasıl da düz ve koruma, barınma odaklı. Kadın elinin değdiği her şeyi nasıl da güzelleştiriyor. Nasıl da en vahşi yaratığı bile evcileştirecek güce ve sabra sahip. Nasıl da hiç değişmemişiz... Mark Twain'in bir kadının hele de ilk kadının tarafından erkeğe dair düşüncelerini bu kadar ustalıkla yazması inanılmaz etkileyici. Tüm öyküyü yüzümde tebessümle okudum. Çarpıcı sorgulamalar da var. Şu kısacık öykü birçok duyguyu hissettirdi diyebilirim. Keyifli bir okumaydı. Çok sevdim.
Adem ile Havva'nın GüncesiMark Twain · Can Yayınları · 20217bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·264 syf.··
2025 9. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2025 05:24
Kaybolmak ve Arayış Normal İnsanlar dizisine sık sık denk geliyordum ve izledim. İçimde bir boşluğa değdi. Kitabını da aldım ve diziyi unuttuktan sonra okumaya karar verdim. Unuttuğumu düşünüp okumaya başladım ama kitap ile dizi birebir aynıydı diyebilirim bu nedenle her cümle zihnimde diziyi, o atmosferi daha tutkulu canlandırmama sebep oldu. Ülkemizde sevmeyeni çok olmuş bu kitabın. Çeşitli sebepleri var; kimisi fazla cinsellik barındıran bir kitap olarak bulmuş ve eğer "normal insan" dan söz ediyorsak cinsellik ülkemizde lise döneminde pek de yaşanan bir şey değilmiş ve bu nedenle nasıl "normal insanlar" diye düşünebilirmişiz... Enteresan ve yanlış bulduğum bir yaklaşım oldu. Ayrıca detaylı bir cinsel anlatıma sahip değil kitap zaten niye rahatsız etti ya da odaklanılan nokta bu oldu bilemiyorum (ki bu da farklı bir tartışma konusu olur). Yazarın anlatım tarzı pek beğenilmemiş, zaman geçerken çok hızlı atlanmış, daha uzun anlatılabilirmiş, sonu tatmin etmemiş vs. Bunlar benim odağım olmadı ve katıldığım şeyler de değil. Marianne ve Connell. Onların lisede başlayıp üniversite yıllarına kadar uzanan sözde ilişkisini anlatıyor. Yıllarca tanıklık ediyoruz bu ilişkiye, iki gencin yetişkin oluşuna. Normalde aşina olduğumuz şey lisede zengin olan çocukların daha popüler ve sevilen tipler olduğudur. Ama Rooney fakir bir çocuğun popüler olduğu, kızların etrafında döndüğü bir erkek karakter yazıyor. Connell fakir bir çocuk ve hatta Marianne'nin annesi için çalışıyor. Marianne ise sınıfsal olarak daha yüksek bir noktada olmasına rağmen lisede sevilmeyen bir ucube. Kitap okuyan, kendi halinde, zeki bir kız olması tabi ki onu lise ortamında ilgi çekici kılacak unsurlar değil. Bir gün Connell ile hikayeleri başlıyor ama Connell bunun gizli kalmasını istiyor. Sonuçta kimsenin
Normal İnsanlarSally Rooney · Can Yayınları · 20199,8bin okunma
6/10
·288 syf.··
2025 4. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2025 03:43
SPOILER İÇERİR Herkes tarafından beğenilmiş, dingin ve huzurlu bulunmuş bir kitap. Dingin diyebilirim ben de ancak huzurlu hissettirmekten ziyade beni sıkan, bir an evvel bitmesini umduğum bir kitap oldu. Modern dünyanın deli gibi çalışan beyaz yakalılarının tükenişi ve kendilerine yeni bir hayat çizme hikayelerini anlatıyordu. Bu tükenmişlik hissini yakından tanıyan ve hatta tam da öyle bir sürecin içinde bir insan olmam sıktı belki beni. Zaten yaşıyorum bir de okumak tetiklemiş bile olabilir. Ana karakterimiz Yongju deli gibi çalıştığı işini bırakıp hayalini kurduğu mahalle arası o sıcak kitabevini açıyor. Kitabevini ayakta tutmaya çalışırken eski işinde yaşadığı stresi zaman zaman burada da hissediyor. Çünkü çalışmak doğası gereği böyle bir şey. Geçinme kaygısı, emeklerimizin sömrülüyor olması, hayatta kalmaya çalışmak... Kitap, modern dünyanın bu çalışma sistemini baya eleştiriyor ve tabi ki bu eleştiri insanı düşündürüyor. Yongju eşini bile kendi gibi işkolik, ilişkiden önce kariyerini düşünen bir adamdan seçiyor. İkisi de bu çalışma sisteminin köleleriyken ilişkileri sorunsuz ilerliyor. Ama Yongju tükenip uyandığında eşinden de aynı uyanışı bekliyor. Eşinin de işini bırakmasını istiyor. Eşi bunu kabul etmeyince bu sebepten ondan ayrılıyor. Bu boşanmanın ardından ailesi, eşi tarafından dışlanıyor. Çünkü yaptığı uygunsuz iki hareket var. Biri gül gibi (!) işini bırakmak, diğeri eşini bırakmak. Annesinin bile ona sırtını dönmesine sebepler... Ama zorlansa da aylarca o kitabevini gözyaşları ile açıp kapatsa da yolunu buluyor. Bu yolda hayat karşısına onunkine benzer hikayelere sahip insanlar çıkarıyor. Bunlar sıcak, samimi, destekleyici dostluklara dönüyor. Bu kitabın tüm dünyada insanların sevdiği bir kitap olmasının sebeplerinden biri bu sıcak, samimi kitabevi
Alıntı
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,1bin okunma
Ölüm Üzerine
Puan vermedi·48 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
5 kısa öykü içinizi delip geçebilir mi? Geçebilir. Sindire sindire okumaya çalıştığım ve nihayetinde gecenin köründe biten bu harika kitabın beni uyumaktan alıkoyması üzerine bunu yazmaya karar verdim. AĞIR BUHRAN İÇERİR!! Ölüm. Hayatın bitmesi, ebedî uyku, son. Korkunç bir gerçek. Ölümün kendisi mi korkunçtur yoksa düşüncesi mi? Hangisi daha acıdır, ölmek mi yoksa ölümünü, insanların hemen kabullenişi mi? Yokluğunuza birkaç ayda alışılması... Unutulmak bir ölüye nasıl hissettirir? Mezarlıklar, unutuldukları için dünyaya kırılanlarla dolu olduğundan mı insanı delirtecek kadar sessizdir? Yalnız yaşamak mı daha zordur yoksa yalnız ölmek mi? Ölüm. Düşün dur. Gece, ölümü düşünmek için yalnızlıkla işbirliği yapar. Bir ölüyü anlamak, anlamaya çalışmak ağır bir yüktür. Kimse yalnız ölmesin. Ölüler sevdiklerinin kalbinde yaşıyorken nasıl ölmüş olabilirler? 5 farklı hikaye, 5 farklı ölüm. Ölüm üzerine düşündürecek bir kitap. Oldukça gerçek, sade ve hissedilebilir. Sindire sindire okumalı bana kalırsa. Etkisinden çıkamayabilirsiniz.
Hayat ve İnsan
Nasıl ÖlünürEmile Zola · Can Yayınları · 202024,3bin okunma
Şiire Boğulmak
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2020 29. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2020 03:17
Selim Temo, çok uzun zamandır denk geldiğim bir yazardı fakat hiçbir eserini okumamıştım ta ki bir yerlerde, ilgimi çeken "mes'ut bir tesadüf"e altıncı ve son mektup adlı şiirini okuyana dek. O şiiri okuyunca Jübile adlı kitabında bulunduğunu gördüm. Böylece Jübile okuma listeme aldığım bir kitap oldu. Selim Temo, Jübile'de 1991-2011 yılları arasında yazdığı bütün Türkçe şiirleri toplamış. Sanırım ilk baskısı Agora Kitaplığı'nda olmuş. O baskının sayfa sayısı daha az. Eklemeler yaptığı tam baskı ise Dara Yayınları'ndan çıkmış, benim elimdeki baskı da bu tam baskı. Yazar, kocaman bir dünyayı sığdırmış bu kitaba. Kimlerden bahsetmiyor, hangi yaraları anlatmıyor, hangi şehirleri şiirle okuyucuya gezdirmiyor ki... Şiirinde zaman zaman aşkı, zaman zaman memleket hasretini, ötekiliği, kendine ötekileşmeyi, yaralarımızı, dünyanın uğulutusunu, kendini, kendi uğultusunu anlatıyor ve hissettiriyor. Selamlar veriyor ötekilere... Bu yıl, bu yaşımda, bu okuyuşumda yüzden fazla yerin altını çizdim. Yüzden fazla kez kendimi buldum satırlarında. Ve bence hepimiz Temo'nun isyanında, sesinde, aşkında, hasretinde kendimizi bulabiliriz. Kitapta en beğendim şiirler, beni Selim Temo ile tanıştıran Mes'ut bir tesadüfe mektuplardı. Her bir mektup ayrı ayrı güzeldi fakat altıncı ve son mektup kalbimde yer edindi. Anasayfamı bu kitaptan alıntılara boğabilirim, şiire boğulabiliriz. "şiirimi size yazıyordum siz bir çift çenektiniz gürültüyle açılan alnınızda bir öpüş terliyordu şiirimi size yaşıyordum sofranıza bir üçüncü müdavim ve büsbütün dosttum ellerinize..."
Şiir
JübileSelîm Temo · Agora Kitaplığı · 2011488 okunma