Rana

8/10
·432 syf.··
2023 25. kitabı
Çocukken hepimize masallar anlatıldı. Hepimiz hayran hayran prensle prensesin kavuşup mutlu mesut yaşadığı, kötülerin hep yok olduğu sonları dinledik, okuduk. Büyüdükçe masallar değişti. Hiçbir zaman mutlu son anlatıldığı gibi olmadı. Kötüler yok olmadı. Bizler de iyimserliğimizi, hayalperest yanımızı yavaşça yitirdik. Hissizleştik. Bu kitap Güzel ve Çirkin' in yetişkin uyarlaması ve çoğumuzun okuduğunda saçma bulduğu bir kitap nedenini anlarsınız konuya hakimsiniz. Hissizleştik çoğumuz artık hayalperest değil peki gelelim bizlere, biz neler düşünüyoruz. Ben kendi fikirlerimi sizlere de aktarmak isterim. Mikki -bana göre tamamen Mikado- gül tanrıçası. Geleneklerine göre hareket ediyor ve spoi vermek istemiyorum ama hayatının askiyla ilk bulusma sandığı bulusmasını gerçekleştiriyor. İlk buluşması rüyalarındaydı sevgili okuyucular, biliyorsunuz ki en nefes kesici paragraflardan bir tanesiydi.. Mikado'nun Asteriusla olan aşkı, arzularını körükleyen masumiyet dolu sevgileri benim için çok nadide olan bu kitabın en özel hissiyatının gerçekliği.. arzudan ibaret sanılan kitabın sonlarındaki o özel fedakarlıklar ise cabası. Güzel ve Çirkin masalı hep en sevdiğim olmuştur. Ve bu kitap en sevdiğimi daha da sevmeme sebep oldu. Sevgi değiştirmek değil olduğu gibi sevmektir. Değiştirmek maddeyi aslından dönüştürür, sevgi yansımayı görüp aslını ortaya çıkartır. Yansımanın aslını görür onu sever. İşin sonunda ise değişti sandığınız kişinin aslında başından beri "o" olduğunu hep bilirsiniz. Sadece gizlidir. Özeldir. Sahibini bekler bazı duygular. Diğer yarısını bekler. Özel olması adına saklanır. En sevdiğim masalı bu şekilde okumak çok eğlenceliydi. Kırmızı gül bahçemin olmasını hep isterdim. Bu kitap, klasiklerin aslında başka perspektifi olduğunu bilen ve kendi içinde kendi özelini
Roman
Gül TanrıçasıP. C. Cast · Pegasus Yayınları · 2011667 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·83 syf.··
2023 54. kitabı
Bir insanı ancak sadece kendisi bitirir sözünün kanıtı bu eser bana göre. Ne yaşarsak yaşayalım, ne yaparsak yapalım hep bir sebep bulacağız. Hep birilerini suçlayacağız. Hep bölüşeceğiz. Ama hiçlik olduğunda, kendimizle gereğinden fazla baş başa kaldığımızda suçlayacağımız kişi sadece biz oluyoruz ve kendi kendimizle dahi başa çıkamıyoruz. Ne kadar da aciziz aslında değil mi? Bir insanın kendine yaptığını, kimse kimseye yapamaz ancak insan kendi kendini mahvetme gücüne sahiptir. İnsan kendini rezil de eder vezir de gibi cümleler dönüyor zihnimde. Bir yalnızlık değil mi? İnsan daralır biraz kendimle zaman geçireyim derken bu eser insanı kendinden korkutuyor. Aşırılığın nelere sebep olabileceğini hiçlikle birlikte anlatıyor. Hayal gücüne realistikliğe zıt kavramların gücüne aynı anda değiniyor. Bu kitabın o kadar farklı perspektifleri var ki her okuduğunuzda fark etmediğiniz daha başka daha ince detayları fark edip büyüleniyorsunuz. Okumuyor yaşıyorsunuz. Zweig der susarim. Satranç her zaman benim için özel olmuştur, Zweig ile birlikte daha fazla anlam kazanması da çok anlamlı. Ne hiçlik ne aşırılık, sanırım sadece gerektiği kadar çaba ve biz bunları bile halimiz varken yapamıyoruz. Tuhaf değil mi ? Bu buhranla dolu eserler, sadece bir kitap denilip geçilen bir eser okunduktan sonra insanı öyle bir değiştiriyor ki insan kendine bile şaşırıyor. Potansiyellerimizi Zweig ile geliştirmeye kadeh kaldırıyorum, ne hiçliğe ne fazla, boş kalabalığa. Keyifli okumalar.
Psikoloji
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,3bin okunma
Bir Çöküşün Öyküsü
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2023 45. kitabı
Harika bir Stefan Zweig klasiği. Hatta benim için en özel Zweig kitabi diyebilirim. En çok dikkatimi çeken şey karakterimizin çöküşünün hikayesinin sanki yazarın çöküş hikayesini bir perde gizleyerek ufak detaylarla anlatmaya çalıştığını ve ne denerse denesin bağırsa da sussa da aynı karakterimiz gibi ciddiye alınmadığını hissettiğini, insanlara şans tanıdığını ama yine terk edildiğini, artık sevgiyi hisleri unuttuğunu aslında çırpındığını ve çoktan ölümüne karar verdiğini anlatmaya çalıştığını düşünüyorum. Aslında yazar kitabıyla bile bir isyan bir yardım çağrısı yapmış, duyulmadıkça çökmüş, bitmiş ve aynı kitabımızın karakteri gibi söylediği ölümü -ki Zweig da karakteri gibi bu kitabıyla ölümünü açıkladı bana göre- gerçekleştirmiş. Hayranı olduğum bu kitap benim için hep başka olacak. Sizlere de iyi okumalar dilerim. Zweig okumak bir ayrıcalıktır.
Psikoloji
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Venedik Yayınları · 201991,8bin okunma