Rba

Reklam
Depresyon ve anksiyeteye ilginç bir metaforla bakalım
10/10
·208 syf.·
2024 128. kitabı
Bir çocuk kitabı insanı nasıl ağlatabilir sorusunun cevabı gibi yüzüme vurdu kitap. Çocuk kitabı demek için çok fazla anlam içeren bir kitaptı. Yıllardır depresyon ve anksiyete ile savaşma gereği duymayan, kendi canavarlarımı kabullenen beni utandırmayı başardı Alma. Kitabın sonunda herkesin ona iyileşeceksin demesiyle hüngür hüngür ağladım sanki bu desteği bana yapmışlar gibi. Almanın yatağının altında 7 tane canavarı var. O canavar dese de bunların temsil ettiği şeyler var: 1. Her şeyden endişe duymasını sağlayacak anksiyeteyi aşılıyor. 2. Onu daima yorgun ve uykulu hissettiriyor. 3. Uykularını kaçırıyor geceleri 4. Dikkat dağınıklığı ile bir şeylere odaklanmasını engelliyor. 5. Ona hayatı ve insanları boşvermesini evden çıkmamasını söylüyor. 6. Durmadan ağlıyor. 7. İse en küçük şeyden öfkelenmesine sebep oluyor. 8. Cavarla en son tanışıyor, diğer canavarların kaynağı: Depresyon. Canavarların onu koruduğunu iyiliğini istediğini düşünerek farkında olmadan depresyona giriyor fakat başlarda çevresi ona TUHAFSIN diyor. Ve bir gün annesine karşı duyguları patlıyor ve canavar avcısı olan psikolog ile tanışıyor. Çevresinin ona bu savaşta derstek olması, arkadaşları ile konuşunca canavarları olan tek kişinin o olmadığını anlaması, canavarların aslında onun iyiliği için orada olmadığını anlaması ve depresyona karşı savaşması. Her ayrıntısı ile mükemmeldi, bence bu kitap basit bir çocuk kitabı asla değildi. Bu mesajları anlayabilmek için bence belli bir yaş şart. Bir de bu mesajları benim gibi içinde hissedenler var şu an bu incelemeyi ağlayarak yazıyorum ve neden ağladığımı asla bilmiyorum. Alma'nın benim tersime canavarları yenebilmesine mi imrendim yoksa çevresinin bu kadar destek olmasına mı bilemedim ama umarım canavarlarını yenemeyenler olarak biz de bir gün 8.
Alma ve Yedi CanavarIria G. Parente · Genç Timaş Yayınları · 20251,759 okunma
4/10
·208 syf.·
2024 127. kitabı
Alıntılarını görüp başlayıp pişman olduğum bir kitap. Şiir kitabı diyemiyorum daha çok sayfalara alıntılar yazılmış bir kitap gibi. Gerçi şiir kitaplarını çeviri okumak büyüsünü bozsa da bence yazar çok keskin geçişler yapmış konular arasında. "bir sancıma bir sevme bir kırılma bir sağalma" diye belirtmiş kitabın hikayesini yazar ama bu geçişler aşırı keskin. Bazı yerlerde beni rahatsız da etti. Dengesiz yazılmıştı kitap. Başlarda tecavüze uğrayan kadınları anlatırken, bir erkek için her şeyi yapacak bir kadına dönüş, ayrılıktan sonraki bakış ve en son da kadınların kendini sevmesi şeklinde gidiyor akışı. Şiir kitabı diyemiyorum diğer şiirlere haksızlık olur bu. Ama dediğim gibi belki de çeviri olması da etkiliyordur beni. Özellikle kitaptaki dengesizlik ve bazı yerler beni çok rahatsız etti. Başlarda tecavüzü anlatırken bir anda gelen aşık olduğu erkeğe ifadeler, +18 çizimler ve yazılanlar beni itti. Yazar aralarda bir yerde gereksiz azdı gibi. Bundan sonra ayrılık geldi sonra bir anda da kadınlara kendilerini sevmelerini söyledi. O aradaki "aşk" diye yansıttığı ama sapkın düşünceler dolu ilişkisini keşke koymasaymış kitaba hiç. Şiir deyince ben nahif şeyler arıyorum. +18 ifadeleri sadece romanlarda seviyorum.
Süt ve BalRupi Kaur · Pegasus Yayınları · 20179,7bin okunma
9/10
·376 syf.·
2024 126. kitabı
Katilin bakış açısından da sahneler yazılmış olan bir polisiye gerilim mi?! Kitap hakkında en çok hoşuma giden noktalardan biri buydu. Tecavüze uğramış olan kadınların rahimlerini çıkardıktan sonra onları öldüren bir katil. Katili bulmaya çalışan bir ekip. Ve 2 yıl önce tecavüze uğramış, eyalet değiştirmiş olmasına rağmen yaşadıkları için ekip tarafından iletişime geçilen ve hayatı tekrar tepetaklak olacak olan bir kadın doktor. Yazarın betimlemeleri o kadar güzeldi ki anlatamam, adeta o cinayet mahallinde ben de varmışım gibi bir his vardı içimde. Kapım kilitli mi diye gelen bir kontrol etme isteği. Asıl üzerine yoğunlaşacağımız dedektifin kadın olması beni çeken noktalardan biriydi. Hayatı boyunca ailesinde de kadın olduğu için geride kalmış, şimdi de iş arkadaşları tarafından hor görülüyor. Ama o hep dik duruyor. Sonunda kafama oturmayan bazı noktalar maalesef olsa da çoğu olay sonunda açıklığa kavuştu. Kitap kesinlikle +18 bunu da belirteyim cinsellik olaraktan çok cinayet, kan, vahşet için bunu söylerim. Cinsellik boyutu da kadınların tecavüze uğruyor olması ama oraları çok ayrıntılı işlemiyor.
Polisiye / Gerilim
CerrahTess Gerritsen · Doğan Kitap · 201817,2bin okunma