Rba

Edip Cansever, çocukluğu gökyüzüne benzetmiş. Ve eklemiş: "Çünkü hiçbir yere gitmez. Asla kaybolmaz." Haklıydı. İnsanın çocukluğu gökyüzü gibiydi. Başımızı kaldırdığımızda ilk gökyüzünü görürdük, insan da ne zaman ruhunun en kuytularına bakmaya karar verse ilk çocukluğunu görmez miydi? Aslında her birimiz, çocukluğumuzda kaderimiz tarafından elimize verilen kalemle boyardık gökyüzümüzü. Mavi, beyaz, gri ya da siyah... Kocaman insanlar olduğumuzda hâlâ hayata o renklerle bakacağımızı bilmeden kendi ellerimizle şekillendirirdik hayatımızı ve dünyamızı.
Sayfa 49
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Kapattığın kapıları bir daha açmamalısın Angie, üzerine kapan kapıları da bir daha çalmamalısın." "Çalmam" "Hayır, bunu anlamalısın. Bir kapıyı kapatırsan bir daha açmayacaksın. Yüzüne kapanan hiçbir kapıyı çalmayacaksın. Söz veriyor musun?" "Neden?" "𝗖̧𝘂̈𝗻𝗸𝘂̈ 𝗼 𝘇𝗮𝗺𝗮𝗻 𝗯𝗮𝘀̧𝗸𝗮 𝗸𝗮𝗽ı𝗹𝗮𝗿 𝗼𝗹𝗺𝗮𝘇. 𝗛𝗲𝗽 𝗼 𝗸𝗮𝗽ı𝗻ı𝗻 𝗼̈𝗻𝘂̈𝗻𝗱𝗲 𝗸𝗮𝗹ı𝗿𝘀ı𝗻."
Sayfa 205
Alıntı
"Ölmekten değil, dedektif. Yaşamak benim için daha korkutucu. Çünkü nasıl yaşayacağımı bilmiyorum. Ama daha önce kaç kez öldüğümü tahmin dahi edemezsin."
Sayfa 177
Alıntı
"Ünzile!" diye bağırdı biri, Ali Fuat Dinçer'in sesiydi bu ve Mama'nın gerçek ismi dile gelmişti ilk kez. 𝐔̈𝐧𝐳𝐢𝐥𝐞 𝐤𝐚𝐜̧ 𝐤𝐨𝐲𝐮𝐧 𝐞𝐭𝐦𝐢𝐬̧𝐭𝐢 𝐬̧𝐢𝐦𝐝𝐢?
Sayfa 491
Alıntı
"Daha önce bileklerini kestin mi?" "İntihar etmedim." "Daha önce bileklerini kestin mi?" Cevap vermedim.
Sayfa 88
Alıntı