"Yüz Yüze", Farsça'da adı "RûbeRû"
Hayatta bazı duygular, hissettiğinizde size acı verendir; ama hiçbirisinin sorumlusu siz değilsinizdir, size yaşatılanlar size o acıyı yüklemiştir...
Bu kitapta o kadar çok yerde kendinizden parçalar bulursunuz ki, bir an önce sonuna kadar gelebilmeye can atarsınız -hem de bir yandan bitmemesini- isteyerek.
Kendinizi affedebilmenin, kendinize yüklenmemenin haklı yanlarıyla karşılacaksınız. Seküler bir dil kullanılmış ama gerçekten gönlün tam orta yerine hitap ediyor, sizi oradan yakalayabiliyor. Tavsiye olunur.
Yüz yüzeArda Erel · Epsilon Yayınları · 2020859 okunma
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"... Çünkü mezarlıklar sadece toprakta değillerdi, hatıra mezarlıkları da vardı, duygu mezarlıkları da... Siz aklınızda kürekle kazdıkça daha çok ortaya çıkan..."
Bu sahneye kadarki bölüme geldim;
Dizinin her bölümünde ayrı bir duygu yükleniyor insana; acının, ayrılığın, hasretin, hepsinin duygusunu ayrı ayrı hissediyorsunuz sînenizde...
"... Aklımdan tabulaştırılan kurallar silsilesi geçiyordu.
Lidya konuyu dağıtmadan, hızlıca, “Mesela, başka ne gibi kuralların yıkılması lazım?” diye sordu.
“Hangi birinden başlanır ki? Bilemedim... Sen de bu dediklerime katılacaksın. Biliyorsun, mesela ailesinin kurallarına göre kendi aşk çizelgesini oluşturan insanlar var. Alıyorlar ailelerinin söylediklerini hayatlarının kural duvarlarına asıyorlar. Sonra da yaşamda ailelerine ‘neden’ veya ‘hayır’ demeden, onların kurdukları çizelgeyi doğrulayacak, orada yazılan formüllere uyacak modelin peşine düşüyorlar. Bir de bunu kendilerinin ne istediklerinden tamamen habersiz şekilde yapıyorlar!..."