Kâh omuzları çökerek dalıp gidiyor, ağlamamak için kendini zor tutuyor, kâh bakışlarını kalabalığın, insanların üzerinde dolaştırıyor, o zaman üzüntüsünü vakarla yaşayanlara yaraşır şekilde doğrulyordu.
Kendini yoğun ve pek de hak etmediği bir sevincin ortasında buluvermiş herhangi bir insan kadar kaygılıydım. Felaketin köşebaşında, kıskanç bir rakip gibi pusuda beklediği duygusu vardı içimde.