Kitap obsesif kompülsif bozukluğa sahip olan Samantha'nın hayatını anlatıyor.
OKB'li olduğunu ailesi ve psikiyatristi dışında kimseye söylemeyen Samantha bir gün Caroline ile tanışır. Caroline, Sam'e okuldaki dışlanmış kişilerin yer aldığı şiir köşesini gösterir. Sam burada kendisinin yepyeni bir yönünü keşfeder.
Yazar gerçekten zorbalık, anksiyete ve takıntıları o kadar güzel işlemiş ki okurken Sam'le empati kurmamak elde değil. Vakit kaybetmeden okuyun derim.
"Erkekler ağlamaz" gibi söylemlerle oluşturulan ve pekiştirilen cinsiyetçi süreçte erkekler daha güçlü, daha başarılı, daha cesur olma telkinleriyle hem şiddete maruz kalır hem de şiddet uygular.