“Neyi anlayacaksınız ki? İnsanların tutkuları yüzünden öldürmelerini, aşk ya da nefret yüzünden, şeref ya da intikam için öldürmelerini anlıyor musunuz?”
Başımı, “evet” anlamında salladım.
“O halde zengin ya da güçlü olmak için cinayet işlenebilmesini de anlıyorsunuz? Savaşta ya da devrim sırasında öldürmeyi de?”