Kadın, hayattaki en mükemmel enstrümandır.
Ruhuyla çalar, kalbiyle titreşir, sabırla akort olur. Ama ne yazık ki her erkek nota bilmez. Kimi sesi bastırır, kimi ritmi bozar, kimi de anlamadığı bir melodiyi gürültü sanıp kırar. Sonra da “yanlış çaldım” der, “baştan başlamak istiyorum” diye cümleler kurar.
Hatalar yapılır, evet. İnsan yanılır, düşer. Ama bazıları için “sıfırdan başlamak” bir yüzleşme değil, sadece yeni bir sahnedir. Aynı ezgiyi bozan eller, başka bir başlangıçta ustalaşmaz. Çünkü değişmeyen bir akıl, aynı notaya yine yanlış basar. Dil özür diler, ama karakter aynı kalır. Zaman geçer, sözler yumuşar, ama davranışlar eski yerini bulur.
İnsanlar sandıkları kadar değişmez. Sadece hatalarını farklı isimlerle tekrar ederler. Dün kıran el, bugün sarılmayı öğrenmez; sadece daha dikkatli kırar. Ve kadın, her seferinde aynı melodinin yarım kalacağını bilir. Çünkü sorun nereden başlandığı değil, nasıl biriyle çalındığıdır.
Bazı enstrümanlar susmayı seçer. Çünkü her sese layık bir melodi yoktur. Ve bazı kadınlar artık bilir: Nota bilmeyene müzik öğretilmez. Aynı hataları yapanlara yeni bir başlangıç verilmez. Çünkü gerçek değişim, sözle değil, ruhla olur. Ve ruhu değişmeyen, hep aynı yanlışta ısrar eder.
Hüseyin Özer