Mimar Sinan, nazarını İstanbul ufuklarına atfettiği zaman, hemen her köşede âsarını görüyordu. Sabahları güzel İstanbul, pembelikler içinde mest ve mahmur uyanmaya başladığı zaman Mimar Sinan'in ince hislerini zarif bir şekilde gösteren narin minareler üzerinde Türk ruhunun hazin nağmeleri, ilahi bir terane ile uzak ufuklara aks ederdi. Geceleri camilerin yeşil ve mor çinili duvarlarında akisler bırakan kandillerin lem'aları arasında mesut bir halkın tehlil sadaları işitilirdi. Mimar Sinan'ın dehası İstanbul ufuklarının hututunu (hat, çizgi) bile değiştirmişti. Her eseri mesudâne bir hayatın, insanî bir şefkatin merkeziydi.
Sayfa 62 - Büyüyenay yayınları, birinci baskı·Kitabı okudu