Monolog - 35
Bir an dayanılmaz şekilde hissettiğim ve anlayabileceğimden daha çok şey bulma arzumun, bu dünyadaki ruhsal ölümüm olacağını anlayamamıştım. Bu yaşamımda artık son andı.
Felsefe
Birçok kez arınmış bir kalp...Ruhsal deneyimin en güzeli bence bu.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Algı, izafiyet ve idrak...
Algının Göreliliği (Psikolojik İzafiyet) Duyusal girdi ve dikkat mekanizması zaman algısını manipüle eder. Beyin, acı veya tehlike anında hayatta kalma güdüsüyle tamamen "o ana" odaklanır. Bilgi işleme hızı maksimuma çıkar, detaylar artar ve bu durum zamanın genişlemesine (akmamasına) neden olur. Buna karşın dopamin seviyesinin yükseldiği, zihnin "akış" durumunda olduğu mutluluk anlarında dikkat dış dünyaya ve zamanın takibine değil, deneyimin bütününe odaklanır. Zihinsel saat yavaşlar, dolayısıyla kronometreye göre uzun olan bir süre algıda saniyelere dönüşür. İdrak Boyutu (Bilincin Zamanı Anlamlandırması) Algı anlık ve duyusal iken, idrak bu girdileri bir bilince, bir varoluş zeminine oturtma çabasıdır. Bu paradoks bize şunu söyler: Evren Newtonian bir mutlaklıkla, tıkır tıkır işleyen homojen bir saatten ibaret değildir. Zaman, yalnızca uzay-zaman dokusundaki kütleçekimiyle bükülen fiziksel bir olgu olmakla kalmaz; aynı zamanda insan bilincinin derinliklerinde de bükülür. İdrak düzeyinde insan, kronolojik zamanın ötesine geçerek niteliksel zamanı keşfeder. Gerçek anlamda "yaşanan" süre, saatlerin gösterdiği değil, idrakin derinliğinde iz bırakan süredir. Fiziksel Gerçeklik ile Bilişsel Gerçekliğin Kesişimi Kuantum fiziği ve modern nörobilim çizgisi geliştikçe gördük ki "gözlemcinin konumu ve bilinci" gerçeğin kendisini şekillendirir. Nesnel dünya ile öznel deneyim arasındaki sınır, idrak yükseldikçe silikleşir. Saatteki bir dakika her yerde bir dakikadır (klasik fizikte), ancak onu yaşayan bilinç için "an", sonsuz varyasyon barındıran kuantum mekaniksel bir olasılık havuzudur. Bu bağlamda, zamanın sadece fiziksel bir koordinat değil, aynı zamanda bilincin inşa ettiği bir esneklik olduğunu söyleyebiliriz. Bu noktada, zihnin bu "zamanı bükme" kabiliyetini
Sahte canlılık
"Dünyanın en ağır aldanışı, kalbi atan her insanı 'yaşıyor' zannetmektir. Ruhsal bir çürümenin ortasında, sırf bitişi itiraf edecek cesareti bulamadığı için başka bedenlerde birer hayalet gibi dolaşan ne çok insan var.
26 yaşında olduğum için midir bilmiyorum artık kimseyi tanımak için çabalayan birisi değilim, bunun için uğraşacak bir ruhsal durumda olduğum söylenemez bana çok zor geliyor artık birini tanımak konuşma açmak en sevdiği çiçeği böceği sormak falan içimde bir hissizlik bir tahammülsüzlük var bundan kurtulabilir miyim bilmiyorum kurtulmayı istiyor muyum onu da bilmiyorum.
Bedensel acıya maruz kalırsın ruhsal acıyı sen seçersin."" Oscar ve Pembeli Meleği Eric Emmanuel Schmitt
Alıntı