İsmi olmuş Büyük Dünya Tarihi ancak; yazarın gözleri güneşe karşı bakıyor ki isteğini görsün, istemediğini görmezden gelsin.
İlk çağlardan, avcı-toplayıcı insanlardan bahsederek başlayan kitap 2012 yılına kadar gelmektedir. Toplumları, imparatorlukları, yaşayış tarzlarını, ülke siyasetlerini, tarihe damga vuran insanları anlatan yazar, isteğini överken istediğini kendi bakış açısı ile gömmektedir.
Neden bu şekilde düşünüyorum dersek bakalım yazılıp Türk - müslüman aleyhinde çarpıtılmış kitaba, iki kelam yazıyla:
Çin Seddi Barbarlardan! (Türklerden) korunmak için yapıldı.
Onlarca imparatorluktan bahseden yazar, tarihlere yön veren Uygurlar - Hunlar - Göktürkler ve dahi Türk olan hiçbir (Osmanlı çok az) devletten, ilk düzenli orduyu kuran Metehan'dan bahsetmeyip, ilginç tüccarlardan, zevk - şehvetine düşkün Roma - Yunanlardan, çeşit çeşit bilgilerden bahsetmektedir. Yalnızca bir cümlede tarihteki ilk kadın hükümdar "Tomris Han" ismi geçer ancak, Tomris Han'ın Türk olduğu söylenmez...
751 Talas savaşında Araplar Çinlileri yendi. (Azıcık tarih bilen bu savaşın Türklerin desteği ile kazanıldığını, sonucunda Türklerin İslamiyeti kabul ettiğini bilir. Yani neden Türk yok?)
Syf. 255 de şöyle der yazar:
"Insanı hayran bırakan güzelliği ve radikalliğiyle Kutsal Hikmet Kilisesi Ayasofya, imparator Justinianus tarafından inşa edilirken bile-537'de kutsanmıştı ve dünyaca ünlü kubbesi şu an bir caminin tepesinde-..." Derken bir iç acısını, yakınmasını belirtir.
Syf. 253 de ise bahseder ki, Fatih'in mükemmel toplarını Alman Mühendis tasarlamış! Fatih İstanbul'u ele geçirmiş! Hayatta kalanları Konstantinopolis'in savunucularının gözleri önünde kazığa geçirmiş...
Yeniçeriler ise Hristiyan doğan 'köleler!' imiş...
Buda yetmemiş, Fatih'in askerleri dua eden rahipleri, tapınanları