“Yurtseverlikten, halka olan sevgiden, kültüre hizmetinizden bahsediyorsunuz; peki halkınız, vatanınız, kültürünüz için neler yapıyorsunuz? Birileri inadına ve utanmadan, canice bu değerli vatanı, sevgili haklarını soyuyor. Diğerleri ofislerde, yayınevlerinde tembellik yapıyor, okullarda ve üniversitelerde memurluk taslıyor… Ve sevgili halklarından milyonlarca insan çürüyor, mah oluyor, içki içiyor, hırslanıyor. Milletin temelleri yıkılıyor.”
Siz halkın aklını, halkın iradesini ve enerjisini, halkın vicdanını uyandırmak zorundasınız. Köylüyü, işçiyi, toplumun alt tabakalarını; nasıl iyi yaşanır, nasıl iyi yaşam koşulları yaratılır diye eğitmek zorundasınız.
Aydın olmak, modaya uygun kıyafetler giymek veya kolalı yakalık ve modern şapka takmak demek değildir. Halk size, iyi bir ücret almanız ve akşamları sözde okuma salonlarında kağıt veya domino oynamanız için okutup terbiye vermedi. Bu durumda siz Aydın değil de, küflenmiş aydın oluyorsunuz.
“Bilim, din, felsefe, sanat insanların mutlu olması için yarar sağlamadıkça hiçbir değer ifade etmezler. Tüm bunlar insanlığı daha aydınlık günlere götürmelidir.”