“İçinde neredeyse çırılçıplak yüzecek kadar güvendiğin şeylerin, hatta bilhassa onların, ne büyük hayal kırıklıkları yaratabileceğini biliyorum. Üstüne bulaşanı atmak için günlerce, aylarca, yıllarca uğraşman gerektiğini; olmayınca kirlenen yerleri kesip attığını; boş kalan yerlerin hiç beklemediğin anlarda, mesela bir akşamüstü ezan sesi duyduğunda ya da sabahın ilk saatlerinde pencereden bileğine vuran ışığı izlerken, üşüyüp titrediğini biliyorum.”
Cahilsin; okur, öğrenirsin. Gerisin; ilerlersin. Adam yok; yetiştirirsin, günün birinde meydana çıkıverir. Paran yok; kazanırsın. Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur.