"Beni hiç anlamadınız; hiçbirinizin görmediği yerde işlediğim günahları bilmiyorsunuz, zaaflarımı tanımıyorsunuz. Fakat duada ve namazda, Allah'ın huzurunda, ruhumun karşısında akan göz yaşlarımı da görmediniz. Hayır, hep size bağlanarak, sizden umarak, sizin, içinde değersiz, ihtiraslı, gayesiz ve hakikatte gurursuz bir hiçlikten başka bir şey bulmadığım gururlarınıza nefsimi, hissimi feda ederek yaşamak istemiyorum. Mukadderat sizin mukadderatınıza bağlanmış. Sizin ellerinizden tutmadan, size yalvarmadan, sizinle sevgi birliği yapmadan ilerleyemezmişim. İstemiyorum, artık sizin mukadderatınıza bağlanarak, sizden hâlas umarak yaşamak istemiyorum. Gidiniz insanlar, beni yalnız bırakıp gidiniz, belki bu yalnızlıkla birlikle selameti bulurum."
Şimdi boğaz köprülerine bakarak, " üzerinden her gün milyonlarca insanın geçtiği bu köprülerden hala bir fikir geçmiyor." desek kime haksızlık etmiş oluruz acaba?
Zamanın acımasız gerçeği bu. Siz yavaşlasanız da yavaşlamasanız da akmaya devam edecek. Sevdiğiniz insanlarla geçirdiğiniz zaman eriyen bir buz küpü gibidir.