Bugün okullarda matematik okuduklarını sananlar yanılıyorlar. Bugün okullarda okutulan matematik değildir. Kanıtsız matematik olmaz.Matematik doğru yanıtı bulma sanatı değildir.Matematik,
doğru yanıtın neden doğru yanıt olduğunu anlama sanatıdır.
Yalan söylemek, bir insanın doğru bilgiye ulaşma hakkını çalmak ve olduğundan farklı bir statüde görünmek için kullanılan bir perde gibidir; ancak bu perde, er ya da geç düşmeye mahkûmdur. Çünkü yalan, kısa vadede avantaj sağlasa da uzun vadede güveni zedeler ve ilişkileri yıpratır. İnsanlar eninde sonunda gerçeği öğrenir ve bu noktada yalan söyleyen kişi, hem itibarını kaybeder hem de kendi kimliğini sorgulamaya başlar. Sürekli yalan söyleyen biri, zamanla kendi gerçekliğiyle bağını koparır.Sonuç olarak, yalan söylemek sadece başkalarını aldatmakla kalmaz, aynı zamanda kişinin kendi benliğine ve sosyal ilişkilerine de zarar verir. Bu nedenle, dürüstlük ve samimiyet, hem bireysel gelişim hem de toplumsal güven için büyük önem taşır.
Serflik döneminden miras kalan kölelik ve esaret hissi bizi ezmektedir, boğuluyoruz, ruh ve şevkini kaybetmiş bir topluluk olarak, parmağımızı bile kıpırdatmadan ve risk almadan bir şeyler elde etmeye çalışıyoruz. Yeni bir hayat kurmak istiyorsak, bunu çıplak elle yapamayız.