(...) yeni kurumlar yapmak için girişilen şeylerden daha çok yapılması tehlikeli ve başarısı şüpheli başka bir şey yoktur. Çünkü yenilik yapana, eski sistemden kazancı olan herkes düşman kesilir.
Makyavelli'nin temel düşüncelerini söyle sıralamak mümkündür:
1.- En önemli ve temel amaç devleti yaşatmak ve gücünü devamlı olarak artırmaktır. Bu amacı gerçekleştirmek için kullanılacak her araç yasaldır.
2.- Din, ahlak ve hukuk devlete bağlıdır. Amacı gerçekleştirmek için gerektiğinde devlet bunları alet olarak kullanmalıdır.
3.- Devletten bağımsız ahlak ve hukuk düşünülemez. Devletin bittiği yerde, hukuk da ahlak da biter. Hukuk ve ahlak devlet için vardır.
4.- Devlet bir ulusa dayanıyorsa, yeterli gücü bu kökten alabilir. Kilise, devletin karşısında ya da üstünde olmamalıdır.
Hegel'e göre "Machiavelli'nin gayesi, yani İtalya'nın bir devlet mertebesine çıkarılması, bu yazarın eserinde tiranlığın haklı gösterilmesinden ve muhteris bir despot için imal edilmiş altın yıldızlı bir aynadan başka bir şey görmeyen bütün görme özürlülerce anlaşılamadan kalmıştır." Hegel O'nun yöntemini şöyle özetler: "kangren olmuş uzuvlar lavanta suyuyla iyileştirilemez."
En ünlü eseri olan Prens'te, politik edebiyat tarihinde ilk olarak iktidarın alınışı ve korunması gibi bir sorunu dinsel ya da ahlakî kaygıları dikkate almaksızın kendinde bir amaç olarak inceledi.
Yoldan beri içinde tuttuğu, bir türlü sormağa cesaret edemediği soruyu, ortaya atıverdi bu anda:
"Her şeylerini alıyoruz almaya ya bunların. Peki, donlarını neden alıyoruz? Bunu anlamadım..."
Bunu söyleyince içinde bir hafiflik duydu. Bir an için olsa da üstündeki yabancı elbiseyi unuttu.
Durdu, Memedin bu sorusuna güldü:
"Şan olsun memlekete diye, alıyoruz donlarını" dedi. "Deli Durdudan başka eşkiya don almaz. Bilsinler ki bu soyulanları Deli Durdu soydu..."